JavaScript is required
/
Yeme Bozukluğu ile Başa Çıkmanın 14 Yolu

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

20 Mayıs 2022

- Yeme Bozuklukları

Yeme Bozukluğu ile Başa Çıkmanın 14 Yolu

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Heltia

Uzm. Psk. Dan. Merve Dökmeci onaylı içerik

Yemek yemek neredeyse tüm toplumlarda özel yeri olan bir ritüel, sosyalleşme aktivitesi olarak görülür. Fakat bazı insanlar için toplum içerisinde yemek yemek, yeme fikri ya da yiyecekler çok daha farklı anlamlar ifade edebilir.

Örneğin keyif vermesi beklenen bir sofra, yeme bozukluğu olan biri için bir sınava dönüşebilir. Hayatımızı devam ettirmemiz için gereken kaloriler bir bulimia nervoza hastasının takıntısına dönüşebilir. Ve tüm bunlar hayatın herhangi bir döneminde, herhangi birinin başına gelebilir. Başta genç nüfus olmak üzere toplumun bir kısmını tehdit eden yeme bozuklukları, kişinin içinden çıkamadığı bir kördüğüme ve kısır döngüye dönüşebilir.

Tabii her fazla ya da az yeme durumu ya da stres yapınca tatlıyla kendimizi sakinleştirme çabası mutlaka bir yeme bozukluğuna işaret değildir. Bu noktada devreye birtakım tanımlar, parametreler ve tanı kriterleri girer. Bahsettiğimiz bu detayları “Yeme Bozukluğu Nedir?” adlı yazımızda bulabilirsiniz. Eğer belirtileri gösterdiğinizi düşünüyorsanız ya da bir yeme bozukluğu nasıl düzelir diye düşünüyorsanız sizler için hazırladığımız ipuçlarını inceleyebilirsiniz.

Yeme atakları nasıl önlenir, yeme bozukluğu nasıl düzeltilir, bu bozukluğunun üstesinden gelmek için neler yapabilir sorularına yanıt olabilecek önerileri bu yazıda bulabilirsiniz.

1. Kendinizi Hiçbir Yemekten Vazgeçmek Zorunda Hissetmeyin

Psikolojik yeme bozukluğu olan kişilerin yiyeceklerle arası bozulmuştur diyebiliriz. Özellikle sürekli kalori hesabı yapmak ya da aşırı zayıflama isteği, sizi yüksek kalorili yiyeceklerden uzaklaşmaya itebilir. Tabii ki her zaman çok yağlı, şekerli ya da yüksek kalorili yiyecekler tüketmek de doğru değil. Ama özel bir rahatsızlığınız olmadığı sürece, bu tür yiyecekleri kendinize yasaklamanıza da gerek yok.

Çok katı kuralları olan, kısıtlayıcı diyetlerden de uzak durmalısınız. Aksi halde yaşadığınız yeme bozukluğu döneminde yasak yiyeceklere duyduğunuz açlık bir atağa dönüşebilir. Önemli olanın dengeli bir beslenme programı oluşturmak olduğunu unutmayın. Besin değeri yüksek gıdaları sağlığınızı en iyi seviyede tutacak şekilde tükettiğinizde, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde; yediğiniz birkaç parça çikolatanın, tatlının, cipsin ya da fast food menüsünün çok da bir öneminin olmadığını göreceksiniz.

2. Yediklerinize Farklı Anlamlar Yüklemeyin

Kendinize "Yeme bozukluğundan nasıl kurtulurum?" diye sorduğunuz bir noktadaysanız, şunu kesinlikle unutmayın: Yemek yemek bir ihtiyaçtır. Kimi zaman da keyifli bir ortamın eşlikçisidir. Bunun dışında yemek yemeye farklı bir anlam yüklemek, sizi bir psikolojik sorunun merkezine doğru çekebilir. Her olguyu ve duyguyu yemeğe bağlamak sürekli yemek düşünmek ile sonuçlanabilir.

Yemeği bir "çözüm" olarak görmek, fazla yeme durumunu başarısızlık olarak değerlendirmek, yiyecekleri iyi ya da kötü gibi sınıflandırmak sizi bir kıskancın içerisine alabilir. Böyle bir durumda her sorunda yemeğe sarılabilir, birazcık fazla yediğiniz için kendinizi suçlayabilirsiniz. Bu suçlama davranışı bir soruna, sorun da yemek krizine yol açarak sizi bir çıkmaza sokabilir.

3. Kendinizi Sevin ve Benliğinizle, Vücudunuzla Barışın

Yaşadığınız sorunların üstesinden gelebilmek ve sürdürülebilir mutluluğu yakalamak için kendinizi sevmeyi öğrenmelisiniz. İnanın, tüm güzellikler insanın kendisini sevmesiyle başlar. Varlığınızı, benliğinizi ve en önemlisi de vücudunuzu kabullenmek yeme bozukluklarını yenmek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri.

Çünkü başta anoreksiya nervoza olmak üzere birçok yeme bozukluğunda kişinin beden algısı değişir. Bedeni ile bağı bir nevi kopar ve kendini bambaşka bir formda görmeye başlar. Bunun sonucunda ise bedenden hoşnutsuz olma durumu görülür. Dolayısıyla bir kısır döngü oluşur. İşte bu kısır döngüyü kırmak için bedeninizle barışmalı, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmelisiniz.

4. Sınırlandırılmış Güzellik, Yakışıklılık Anlayışlarının Dışına Çıkın

Yapılan araştırmalar toplumun ve medyanın dayattığı güzellik algısının yeme bozukluklarında çok büyük bir payı olduğunu gösteriyor. 12 – 15 yaş arasında gelişmeye başlayan yeme bozukluklarının büyük bir kısmının güzellik kalıplarına uymaya çalışmakla ilgisi olduğu düşünülüyor.

Oysaki kimse “ideal” olduğu düşünülen vücut ölçülerinde olmak zorunda değil. Siz, siz olarak zaten çok güzel ve yakışıklısınız. Elbette, sağlıksız bir şekilde kilo almak da doğru değil. Ama kalıplara sığma çabası, grupta en zayıf olma isteği, zayıflığın bir güzellik ve güzelliğin bir başarı getireceği düşüncesi doğru de değil. Eğer çevrenizde bu sığ düşünceyle yaşayan insanlar varsa onlarla olan sınırlarınızı gözden geçirmek de iyi bir tercih olabilir.

Kendi güzelliğinizi gördüğünüzde özgüveninizin artığını fark edebilirsiniz. Kendine güvenen bir insan olarak girdiğiniz her alanda, en iyi halinizle dikkat çekeceğinizden emin olabilirsiniz. Bu noktada ek olarak neler yapabileceğinizi görmek için "Özgüveni Geliştirmeye Yardımcı Olabilecek 15 Yol" yazımızı da inceleyebilirsiniz.

5. Günlük Tutun

Gün içerisinde yaşadıklarınızı ve hissettiklerinizi not almak; yeme ataklarının hangi duygularla ya da durumlarla tetiklendiğini fark etmenize, kendinizi ve süreci daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir.

Yaptıklarınızı ve duygularınızı yazıya dökmek, kimseyle paylaşamayacağınızı düşündüğünüz şeyleri günlüğe aktarmak mental anlamda sizi rahatlatabilir. Ayrıca bu günlük, terapi sürecinde paylaşmak isteyebileceğiniz önemli detayları da gün yüzüne çıkarabilir.

6. Yeme Ataklarını Tetikleyen Durumları Tespit Edin

Yeme bozuklukları nedenleri oldukça çeşitlidir. Yeme atakları nasıl önlenir, sorusuna en etkili yanıtı bulabilmeniz için bu tetikleyicileri keşfetmek oldukça önemli. Genel olarak duygusal yeme atakları duygu değişimleri ile tetiklenir. Stres, yalnızlık, korku, endişe, kaygı, mutsuzluk, aşk acısı… Hepsi atak oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Burada önemli olan kendinizi tanımanız ve sizi tetikleyen faktörleri doğru bir şekilde tespit edebilmeniz. Bu tetikleyicilerin bir listesini yapabilirsiniz. Tuttuğunuz günlükten hangi durumların ve hislerin siz de aşırı yemek yeme dürtüsü uyandırdığını görebilirsiniz.

7. Tetikleyicilerden Uzak Durmaya Çalışın

Yeme ataklarını geliştiren tetikleyicileri tespit ettikten sonra sıra, onlardan uzak durmaya geliyor. Bu noktada ise önceliği kendinize vermelisiniz. Bir başkasını ön plana alarak sizi tetikleyeceğini bildiğiniz bir ortama girmeye razı olmamalısınız. Kendinizi iyi tanımalı ve size neyin iyi geleceğini bulmalısınız.

Tabii bunu bir kaçış stratejisi olarak uygularsanız doğru olmaz. Örneğin, yalnız kaldığınızda yeme atağı geçiriyorsunuz diye sürekli birilerinin yanında olamayabilirsiniz. Ama sorunun kaynağına inip problemi çözene kadar kendinizi koruyabilir, ataklardan kaçınmak için çaba harcayabilirsiniz.

Burada hem fiziksel hem de mental alanda problem deneyebilirsiniz. Bu nedenle beslenme, fiziksel sağlık ve mental sağlık alanlarında destek alabileceğiniz, alanında uzman kişilerle görüşebileceğiniz bir düzen size oldukça fazla yardımcı olabilir.

8. Alışkanlıklarınızı Değiştirin

Bazen rutinlerin dışına çıkmak büyük etkiler yaratabilir. Çünkü artık monotonlaşan bazı durum ve aktivitelerde farkında olmadığınız tetikleyiciler gizli olabilir. Bunun için işyerinde öğle yemeğine gittiğiniz yerleri değiştirebilirsin. Evde yemek yediğiniz alanı yeniden düzenleyebilir ya da sofra düzenini yenileyebilirsiniz.

9. Aşırı Yeme İsteğinin Geldiğini Hissettiğinizde Aksiyon Alın

Ne yaparsanız yapın tetikleyicilerden uzak duramadınız ya da bir şekilde kontrolün elinizden gittiğini hissettiniz. Bu durumda gelen yeme atağına karşı koymayı deneyebilirsiniz.

Derin bir nefes alın ve durup kısa bir süre için beklemeye çalışın. O an bulunduğunuz ortamdan mümkünse uzaklaşın. Dikkatinizi dağıtacak bir şey bulmak faydalı olabilir. Kendinizi sakinleştirmek için gözlerinizi kapatarak huzurlu yerinizi düşünebilirsiniz. Yavaş yavaş burundan diyafram nefesi alıp vererek kaygıyı uzaklaştırmaya çalışabilirsiniz.

10. Meditasyon Yapmayı Deneyin

Yeme bozukluğu meditasyon ile bir nebze kontrol altına alınabilir. Daha doğrusu yeme atağı yaratan stres, kaygı duygusu meditasyon ile daha kolay yönetilebilir.

Bu sayede o an deneyimlediğiniz gerginliği geride bırakabilirsiniz. Çözümü kendinizi sakinleştirmede bulduğunuzda o andaki sorunları ortadan kaldırmak için yemek yemek zorunda olmadığınızı görebilirsiniz.

11. Toksik İlişkilerden Uzak Durun

Yeme bozuklukları baskıcı aile ya da arkadaş zorbalığı gibi faktörlere bağlı olarak da gelişir. Sizi bu soruna iten sebepler iyileşmeye çalıştığınız dönemde tedaviden olması gerektiği kadar fayda sağlayamamanıza da yol açabilir. Özellikle toksik ilişkiler sizi iyileşmekten alıkoyabilir. Bu bir arkadaşınız, flörtünüz, sevgiliniz ya da aile üyeniz olabilir.

  • Sizi her gördüğünde kilonuz ile ilgili canınızı sıkan yorumlar yapan arkadaşlarınızla gerekli sınırları çizmek uzun vadede size iyi gelecektir.
  • Sizi olduğunuz gibi sevmeyen flörtünüze ya da partnerinize kendinizi sevdirmeye çalışmak özgüveninizi zedeleyebilir.
  • Sorununuza yardımcı olmak yerine dayatmalarla problemin kaynağını körükleyen aile üyeleri size sandığınızdan daha fazla zarar verebilir. Eğer hayatınızda buna benzer ilişkiler yaşıyorsanız, kendi iyiliğiniz için, bu kişilerle ilişkinizi kesmeyi ya da iletişimi azaltmayı düşünebilirsiniz.

12. Benzer Sorunlar Yaşayan Binlerce Başka İnsan Olduğunu Unutmayın

Yeme bozukluğu beraberinde karmaşık duygular getirebilir. Birçok kişi yaşadıklarından utanç duyar. Kimi zaman hem yiyeceklerden hem kendinden rahatsız olabilir. Toplum içerisinde yemek yemek istemeyebilir. En kötülerinden birisi de kimsenin onu anlamayacağını düşünerek durumu paylaşmaktan çekinmeleridir.

Oysaki yeme bozukluğu yaşayan, yeme bozukluğu nasıl geçer bilmek isteyen birçok insan var. Bunu anlamak ve yalnız olmadığınızı bilmek, iyileşme sürecinde size destek olabilir. Zaten danıştığınız uzman uygun görürse sizi bir grup terapisine de yönlendirebilir. Ama bunun dışında siz de sizinkine psikolojik yemek yeme dürtüsü bozuklukları yaşayan kişilerin tecrübelerini öğrenebilirsiniz.

  • Bu konuyla ilgili yazılmış kitapları okuyabilir, bilinçlenebilirsiniz.
  • Yeme bozukluğu ile ilgili filmler izleyerek kendi hayatınızın bir parçasına dışarıdan bakabilirsiniz.
  • 22 – 28 Şubat, Yeme Bozuklukları Farkındalık Haftası olarak geçiyor. Bu dönemde düzenlenen etkinliklere ve sempozyumlara katılabilirsiniz. Bunlar, yaşadıklarınızın herkesin başına gelebilecek bir sağlık sorunu olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir.

13. Ailenizin Desteğini İsteyin

Anoreksiya, bulimia nervoza, tıkanırcasına yeme bozukluğu, pika ya da başka herhangi bir yeme sorunu ile yalnız başınıza savaşmak zorunda değilsiniz. Sizi gerçekten anlayabileceğini düşündüğünüz dostlarınız, partneriniz ya da ailenizle yaşadıklarınızı paylaşabilirsiniz. Onların da tedavinin bir parçası olması iyileşme sürecine büyük katkı sağlar. Ayrıca onlardan neler beklediğinizi, örneğin yeme atağı gelince ne yapmalı ve sizi o durumdan uzaklaştırmalılar gibi şeyleri açıklayabilirsiniz.

Birçok kişi yeme bozukluğu olan birine nasıl davranılması gerektiğini bilemez. Daha doğrusu yardımcı olmak istese bile doğru bir şekilde yaklaşamayabilir. Bu noktada elbette bir uzman onlara en doğru adımları anlatacaktır. Ama siz de beklentilerinizi dile getirebilirsiniz. Unutmayın, onlar sizi çok seviyor ve her zaman iyi, sağlıklı ve mutlu olmanızı istiyorlar.

14. Sizi İyi Anlayan Bir Profesyonelden Yardım Alın

"Yeme bozukluğu nasıl tedavi edilir?" diye sorduğunuz noktada profesyonel yardıma başvurmak şarttır. Yeme bozukluğu tedavisi terapi sürecinin yoğun olduğu, kapsamlı bir tedavidir. Farklı adımları da vardır ama en önemlisinin terapi yaklaşımları olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayede sorunun kaynağına inebilir, kendinizi daha yakından tanıyabilir ve bu savaşta elinizi güçlendirebilirsiniz.

Tüm bu sebeplerden dolayı da yeme bozukluğunun üstesinden gelmek için yola beraber çıktığınız uzmana güvenmeniz çok önemli. Şimdiye kadar birkaç tedavi denemiş ama istediğinizi bulamamış olabilirsiniz. Ya da aktif tedavinizin bir noktadan sonra yetersiz kaldığını hissedebilirsiniz. Ayrıca henüz bir uzmana danışma konusunda karar verememiş de olabilirsiniz. Yaşadığınız süreci paylaşmaya hazır hissetmeyebilir, nereden başlayacağınızı bilemeyebilirsiniz.

Ama unutmayın ki yeme bozukluklarını geride bırakıp hayatı hak ettiğiniz gibi çok daha güzel bir şekilde yaşayabilmeniz için bir uzman desteği almanız çok önemli. Kendiniz için bir adım atmak isterseniz Heltia uygulamasını indirerek online terapi alabilir, alanında uzman kişilerden psikolojik desteğe başvurabilirsiniz.

Bu içeriğimizi beğendiyseniz "Yeme Bozukluğu Tedavisi Hakkında Merak Edilenler" ve "8 Yeme Bozukluğu Çeşidinin Nedenleri ve Merak Edilenler" adlı yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.