JavaScript is required
/
Çocuğunuz Özgüvenli mi, Sınırsız mı?

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

27 Ocak 2024

- Genel Bilgiler

Çocuğunuz Özgüvenli mi, Sınırsız mı?

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Psikolog Elif Ertekin

Anne babalar zaman zaman özgüvenli bir birey yetiştirmek için çocuklarının sınırlarına ne kadar müdahale etmeleri veya etmemeleri gerektiğini düşünebilirler. Bazı ebeveynler kaygılı bir şekilde hareket ederek çocuklarının hayatları üzerinde aşırı bir kontrol noktasına gelebilir. Bazı ebeveynler ise çocuğun hayatına yapılacak herhangi bir müdahalenin özgüven gelişiminde büyük yaralar açabileceği düşüncesiyle sınırları belli olmayan bir çerçevede çocuklarını serbest bırakıyor olabilir.

Bu yazımızda çocuklarda özgüven gelişimi nasıl desteklenir, sınır koymak ne demektir ve en önemlisi çocuğun özgüvenini zedelemeden nasıl sınır koyulabilir sorularına yanıt bulabilirsiniz. Keyifli okumalar.

Özgüven Nedir?

Özgüven, kişinin kendisiyle ilgili yaptığı değerlendirmeleri içeren öznel bir olgudur.

“Özgüvenini kazanmış” kişi hata yapmayan bir kişi değildir. İyi olduğu alanların farkında olduğu gibi, görece geliştirilmesi gereken yönleri olduğunu da bilir. Başarılarından gururlanabildiği gibi, başarısızlıklarının kişisel bir yenilgi olmadığını da kabul eder. Bulunduğu ortamda duygu ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilir. Kendi sınırlarını oldukça net çizer, bununla birlikte başkalarının sınırlarını da saygılıdır.

Geliştirilmesi gereken bir özgüvende ise kişinin kendini yetersiz ve iyi olmadığı şeklinde değerlendirebildiğini görürüz. Yapabileceklerinin ve potansiyelinin farkında olmayabilir. Yanlış yapabileceğine ya da bir şeyi yapamayacağına dair düşünceleri ön planda olduğundan bir işe girişmek konusunda istekli ve motive değildir. Dolayısıyla kendi düşüncelerini ve duygularını ifade etmemeyi de tercih eder. Yaptığı yanlışlardan kolaylıkla kişiliğiyle alakalı bir çıkarımda ve genellemede bulunabilir.

Özgüven Çocukluktan İtibaren Geliştirilebilen Bir Beceridir:

  • Çocuklar anne babalarından ayrı bir bireydir. Düşüncelerini söylemesine, hissettiği olumlu ya da zorlayıcı tüm duyguları ifade etmesine izin verin. Düşüncelerinden ya da duygularından ötürü yargılamayın, sadece anlayın.
  • Herhangi bir istek söz konusu olduğunda bunun sizin isteğiniz mi yoksa çocuğun isteği mi olduğunu fark edin.
  • Onların yerine problemlerini çözmeyin. Problemlerini çözmeleri konusunda rehberlik edin. Yaşına uygun problemlerle baş etmesine izin verin.
  • Sorumluluklarının farkında olmasını sağlayın. Her çocuk yaşına uygun bir şekilde kendi hayatıyla ilgili sorumluluklar alabilir ve almalıdır. Çocuğunuzun yapması gereken görevleri siz üstlenmeyin.
  • Başarılarını ve başarısızlıklarını değerlendirirken objektif olun. İyi yaptığı şeylerle gururlanmasını sağlayın. Bir diğer taraftan iyi yapamadığı şeyleri eleştirmeyin, neden en iyisini yapamadığını sorgulamayın. Sonuçta “en iyi” diye bir şey yok. Nerede hata yaptığını ve nasıl daha iyi yapabileceğini anlatmanız yeterli.

Çocuklara Sınır Koymak Neden Önemlidir?

Çocuklara sınır koymak hayatımızın her alanında doğası gereği var olan kurallara yönelik farkındalık oluşturmak anlamına gelir.

İnsanların rolleri vardır ve bu rollerin gereği olan kurallar ve sorumluluklar… Trafiğe bir şoför olarak çıktığınızda uymanız gereken kurallar, yaya olarak çıktığınızdakilerden farklıdır. Anne-baba olmak, evlat olmak, öğrenci olmak, eş olmak, yönetici olmak gibi sahip olduğumuz birden fazla rolümüz vardır. İçinde bulunduğumuz çevreyle bu rollerimiz aracılığıyla etkileşiriz.

Sınırlar, o an içinde bulunduğumuz role ait kuralları ve sorumlulukları belirleyen bir çerçevedir. Bir öğrencinin ödevlerini yapması o rolün bir gereği, kuralı ve de sorumluluğudur. Her yaş farklı rolleri dolayısıyla da farklı sorumlulukları beraberinde getirir. Benimsediğimiz o rolün sınırları içinde hareket ederiz. Çocuklarımıza bulunduğu ortamın kurallarına uymayı öğreterek aslında hayat boyu sahip olacağı rollerin gerekliliklerini fark ettirmiş oluruz.

  • Bir çocuk “O daha küçük, büyüyünce yapar” düşüncesiyle çocuklarınıza vermediğiniz sorumlulukların hiçbirini kendiliğinden bir içgüdüyle fark etmeyecektir. Sorumluluk bilinci oluşturun.
  • Çocuklarınıza bulundukları ortamın ve sahip oldukları rollerin gerekliliklerini açıklayarak hatırlatın, öğrenmesini sağlayın.
  • Sorumlulukların o rolü benimsemesini ve bulunduğu ortama kendini ait hissetmesini sağlayacağını unutmayın.

Sınırlar İçinde Hareket Eden Özgüvenli Bir Birey Yetiştirmek

Burada bir denge sağlayabilmekten söz ediyoruz. Ne çocukların hayatlarını kontrol edecek kadar sınırlı bir tutum, ne de girdiği ortamda uyumsuz olmasına yol açacak kadar özgür bir tavır çocukların gelişimine iyi gelmeyecektir.

  • Çocuğunuzun sorumluluk almasında rehber olun. Örneğin, bir hafta sonu ödevini yapması gerektiğini yalnızca hatırlatın. Ne zaman yapacağına kendisi karar verebilir. Yapmadığında da öğretmenine kendisinin açıklamasını, yerine getirmediği bir sorumluluğun sonucunu üstlenmesini sağlayın. Ödevini yapması gerektiğini hiç hatırlatmazsanız da çocuk “ödev yaparak elde edeceği kazanımları fark edemez” ve hayat boyu gireceği rollerin sorumluluklarını alması gerektiği bilincinde olamaz.
  • Çocuğunuzu yargılamayın, anlamaya çalışın. Unutmayın ki herkes hata yapabilir. Sizden korkmadan dürüstçe her şeyi anlatabilmesinin gerekliliklerini vurgulayın.
  • Çizdiğiniz çerçeve içerisinde özgür hareket etmesini sağlayın. Bu neleri yapıp neleri yapamayacağını öğrenmesi anlamına gelir ve hayatın her alanında her anında geçerlidir.
  • Önemli konular ve durumlar üzerinde size haber vermesi ya da sizden izin alması gerektiğini anlatın. İzin isterken bir korkuyla ya da çekinceyle değil, anne-babadan habersiz bir eylemde bulunmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceğini bilerek izin alıyor olmalı. Bu dengeyi sağladığınızdan emin olun.
  • Eğer size doğruları söylemediğini, yeterince açık olmadığını düşünüyorsanız bu durum büyük oranda anne baba olarak sizin tavrınızla ilgili olabilir.

Çocuğunuz üzerinde etkiniz vardır, kontrolünüz olmamalıdır. Onun sizden ayrı bir birey olduğunu, kendine ait bir hayatı olduğunu ve olacağını unutmayın. Cinsiyeti, mesleği ne olursa olsun kendi ayaklarının üzerinde size bağlı ama sizden bağımsız bir birey olması yönünde adımlar atın.

Bu ve benzeri konular hakkında problem yaşıyorsanız Heltia uygulamasını indirebilir ve yetkin uzmanlardan psikolojik destek alabilir, iyileşme sürecinize başlayabilirsiniz.

Bu yazımızı beğendiyseniz, “Aşırı Düşünme Problemi Nedir, Neden Olur?” ve “Kış Depresyonu Nedir? (Sebepleri ve Çözüm Yolları)" içeriklerimize de göz atabilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.