JavaScript is required
/
İş Hayatında Ruh Sağlığı Neden Önemlidir, Nasıl Geliştirilir?

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

İş Hayatında Ruh Sağlığı Neden Önemlidir, Nasıl Geliştirilir?

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Heltia

Modern dünyada çalışanlar iş hayatını gitgide daha yoğun, daha stresli buluyor. Bunun da iyi oluşlarını büyük ölçüde olumsuz etkilediğini, işyeriyle bağlantılı problemlerin mental sağlık sorunlarını tetikleyebildiğini söylemek yanlış olmaz.

Peki, çalışanların işyerinde kötü hissetme sebepleri tam olarak neler? Ve daha da önemlisi, çalışma kurumları bunları çözmek ve çalışanlarının daha iyi hissetmesini sağlamak için neler yapabilir?

Heltia olarak çalışanların mental sağlığı üzerinde konuşmanın oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple, bu makalede iş hayatında ruh sağlığının önemini, etkileyen faktörleri ve geliştirme yollarını detaylıca ele almak istedik. Umarız ki hem çalışanlar hem de işverenler sunduğumuz bilgilerden yararlanabilir, bireysel ve kurumsal iyi oluşları için destek almak için motive olabilirler ❤️

İş Yaşamı Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?

Verilere göre, dünya nüfusunun %60’tan fazlası çalışıyor. Ve iş hayatının bir parçası olan kişiler, ister istemez gündelik hayatlarının en büyük kısmını çalışarak geçiriyor. İster ofiste ister uzaktan çalışıyor olsunlar, çalışma ortamının dolayısıyla mental durum üstünde oldukça büyük bir etkisi var.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan bilgilere göre:

  • Yetişkin çalışan nüfusun %15’inden fazlası, hayatlarının bir noktasında bir mental sağlık problemi yaşıyor.
  • Çalışanların %83’ü iş stresi deneyimlediklerini söylüyor. Bu kişilerin çeyreği de, iş koşullarını hayatlarındaki en büyük stres faktörü olarak görüyor.
  • Üstelik işyerinde deneyimlenen negatif hisler, neredeyse her zaman hayatın başka alanlarında da devam ediyor.

Çalışanların deneyimlediği en yaygın problemlerden biri de tükenmişlik sendromu. APA tarafından yapılan araştırmalar, işyerinde yüksek derecede tükenmişlik deneyimleyen kişilerin depresif bozukluklara %180 daha yatkın olduğunu gösteriyor.

Saydığımız ve benzeri sebeplerden dolayı bireyin mental sağlığı, hem çalışma hayatına hem de bireysel hayatına yansıyacak derecede kötü etkilenmiş oluyor. Bu da aslında “çalışan esenliği”ne önem verilmesinin, yani çalışanların mutlu ve güvenli hissettiği bir iş ortamı kurmanın önemini vurguluyor.

İşyerinde Ruh Sağlığını Kötüleştirebilen Koşullar Nelerdir?

Headspace tarafından yürütülen bir araştırma, çalışanların mental sağlığını en kötü etkileyen 3 durumu sırasıyla şu şekilde belirtiyor:

  • Ekonomik belirsizlik (%40)
  • Politik belirsizlik (%31)
  • Ötekileştirilen gruplara karşı eşitsiz davranışlar (ırk ve köken, cinsiyet, cinsel yönelim vs. konularda) (%31)

Çalışanların en çok etkilendiğini belirttiği örnekler bunlar olmakla birlikte, ruh sağlığını etkileyebilecek daha bir sürü işyeri koşulu sayılabilir.

Yapılan birçok ankete göre, çalışanlarda en fazla memnuniyetsizlik yaratan koşullar şu şekilde kategorize ediliyor:

1. Çalışan Esenliğini Önceliklendirmeyen Bir İş Kültürü:

  • Uzun saatler ve vardiyalar,
  • Minimum esneklik ve tolerans,
  • Yüksek miktarda baskı,
  • Fazla iş yükü,
  • İş-yaşam dengesizliği,
  • Yetersiz yan haklar,
  • Emeğe karşılık gelmeyen maaş.

2. Kariyer ve Organizasyon Sorunları:

  • Kişinin kariyerinde ilerleme ve yükselme fırsatlarının azlığı,
  • Kişinin “anlamlı bir iş” yaptığını düşünmemesi,
  • Karar verme sürecine katılım sağlayamama,
  • Aşırı kontrolcü ve/veya narsisist yöneticiler.

3. Destek ve İletişim Eksikliği:

4. Zararlı/Toksik Bir Çalışma Ortamı:

  • Kişiye iyi davranılmaması,
  • Aşağılama ve hakarete uğrama,
  • Sosyal dışlanma,
  • Eşitsizlik veya kimliğe bağlı ayrımcılık,
  • Sözlü taciz veya mobbinge uğranan bir işyeri kültürü.

Bu ve benzeri durumlar iş yaşamı içerisinde mental sağlığı en fazla kötüleştiren faktörler arasında yer alıyor. Ancak tabii ki bunlar herkesi farklı şekilde ve seviyelerde etkileyebilir, farklı etmenler de bulunabilir.

İşyerinde Mental Sağlık Problemlerinin Şirketlere Etkisi

Özellikle depresyon ve anksiyete gibi en yaygın olan mental sağlık problemleri:

  • Global ekonomiyi her yıl 1 trilyon $ zarara uğratıyor.
  • Her yıl toplam 12 milyardan fazla iş gününün kaçırılmasına sebep oluyor.

Bunlar da şüphesiz ki çalışma ortamını, verimliliği, işyeri ilişkilerini ve çalışanların motivasyonunu negatif etkileyen durumlar.

McKinsey & Company’nin geçen sene yürüttüğü bir araştırmasına göre, şirketleri en fazla zarara uğratan 6 faktör şu şekilde:

  • Yetersiz maaş ve maddi tazminat,
  • “Anlamlı” ve faydalı işin eksikliği,
  • İşyerinde esnekliğin azlığı,
  • Kariyer geliştirme ve ilerletme için yetersiz kaynak,
  • Güvenilir ve destekleyici olmayan iş arkadaşları ve patronlar,
  • Güvensiz ve riskli bir çalışma ortamı.

Bu 6 potansiyel problemi çözmeyi önceliklendirmek, şirketlerin yılda 56 milyon $’a kadar kazanç sağlamasına sebebiyet verebilir. Bu da aslında güvenli, kapsayıcı, destekleyici ve çalışan esenliğine önem veren bir iş kültürü oluşturmaktan geçiyor.

Şimdi gelelim, şirketlerin bu konuda atabileceği adımlara:

Çalışanların Ruh Sağlığını Desteklemek İçin Neler Yapabilirsiniz?

İşverenler ve yönetici pozisyonundaki kişiler, tüm şirkette mental sağlığı geliştirmek açısından büyük bir sorumluluğa sahip. Bu yolda uygulanabilecek bazı metodlar şu şekilde 👇🏻

1. Çalışanların Değerli Hissetmesini Sağlayın

Maalesef günümüzde çalışanların kendilerinden ve yeteneklerinden şüphe etmesi oldukça yaygın. Çalışma koşulları ile de artabilen bu durum, bireyin demotive olmasında ve iş ortamına karşı negatif hisler geliştirmesindeki en büyük etmenlerden biri.

Yaptığı işin takdir edilmediğini düşünen bir kişi, hem o işten hem de takdir edilmediği ortamdan soğuyabilir. Bunu engellemeye ise iki farklı açıdan bakmak gerekiyor:

  • Çalışanların şirketinizin bir parçası olmalarını takdir ettiğinizi hissettirin. Örneğin sadece negatif geri dönüt vermemeye, övgü dolu ve onaylayıcı feedback’lerinizi de iletmeye özen gösterin. Çabalarının ve yaptıkları işin değerli olduğunu hissetmeleri, şirketin içerisindeki aidiyet duygularını geliştirmeye de katkı sağlar.
  • “Değerli” hissetmenin bir diğer etmeni de tabii ki kişinin emeğinin karşılığını almasından geçiyor. Ekonomik koşulları göz önünde bulunduran, pozisyon tanımlarını ve iş yüklerini karşılayan, geçim sıkıntısı çekmemelerini garantileyecek bir maaş vadetmek bu anlamda iyi bir motivasyon kaynağı olacaktır.
  • Yöneticilerin davranışları da bu süreçte direkt olarak etkili olabiliyor. Headspace’in yayınladığı yıl sonu raporuna göre; çalışanların %40’ı yöneticilerinin özel hayatlarına saygı göstermediğini, %39’u ise takım üyelerine eşit davranmadığını söylüyor. Bu gibi durumları önlemek için çalışanlarla iletişiminizi güçlendirmek, herkesin birey olarak değerli hissedeceği bir ortam yaratmak gerekiyor.
  • Düşünülmesi gereken bir diğer faktör ise İnsan Kaynakları, yani İK departmanı. Headspace’e göre, İK en çok tükenmişlik sendromu deneyimlenen iş alanlarından bir tanesi. Bunun sebebi ise çalışanların problemleriyle ilgilenmenin ve şirket yöneticilerinin baskısının bir karışımı olarak belirtiliyor. Yani İK çalışanlarınızın iyi oluşuna özel olarak destek olmak, hem onların daha iyi hissetmesini hem de çalışanlarınızla daha rahat ilgilenmelerini kolaylaştırabilir.

2. Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılığa Önem Verin

İş sektörü içerisinde daha önce duymuş olabileceğiniz bir kısaltma var: “DEI”, yani “Diversity, Equity and Inclusion”. Bu da aslında çalışma alanında hoşgörü ve toleransın önemini vurgulamak, farklılıkları benimsemek anlamına geliyor.

Azınlık kimliklerin işe alınmakta ve adil muamele görmekte daha sık problem yaşadıkları objektif bir gerçek. Aynı zamanda sadece kimliği yüzünden işyerinde ayrımcılığa uğrayan, bu sebeple ciddi mental sağlık problemleriyle mücadele eden yüzlerce insan var.

Bir işveren olarak bunun önüne geçmek, eşit fırsatlar sunan bir çalışma ortamı yaratmak sizin elinizde:

  • Çeşitliliğin, farklı kültür ve kimliklerin birçok farklı perspektif sunabileceğini ve işinizi hızlandırabileceğini benimseyerek,
  • Herkesin farklılıklarının kabul edildiği ve kapsayıcı olan bir iş kültürü oluşturarak,
  • İşe alımda eşitlikçi ve adil bir süreç yürüterek,
  • İşyerinde ayrımcılığı önlemek için eğitimler düzenleyerek,
  • Ayrımcılığa ciddi karşı yaptırımlar uygulayarak bu konuda önemli adımlar atabilirsiniz.

Bunun çok önemli bir adım olmadığını, başka şeyleri önceliklendirebileceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Ancak aslında tam tersi: Headspace’in 2023 raporuna göre, çalışanların %54’ü şirketlerinin “DEI” politikasının mental sağlıklarını olumlu etkilediğini ifade ediyor.

3. Esneklik Opsiyonları Sunun

  • Esnek çalışma saatleri,
  • Uzaktan ve/veya hibrit çalışma imkanı,
  • İletişim modellerinde değişiklikler,
  • Toleranslı bir izin politikası gibi maddeler, günümüzde bir işyerinin tercih edilmesindeki en büyük sebepler arasında yer alıyor.

Çalışanların bu tarz taleplerine olumlu yaklaşmak, çalışma hayatlarında daha rahat hissetmelerine yardımcı olabilir. Örneğin esnek saatler sunmak trafik gibi stresörleri engelleyebilirken uzaktan çalışma ile de fiziksel hareket kısıtları olan kişileri iş gücüne daha rahat dahil edebilmiş olursunuz. Üstelik bunların hepsi çalışan motivasyonunu ve verimliliği artırmakta ciddi olarak fayda sağlayabilen değişiklikler.

Ayrıca Headspace’in verilerine göre, çalışma şeklindeki bu tarz iyileştirmelerin direkt olarak CEO tarafından iletilmesi de önemli bir faktör olabilir. Çalışanların %76’dan fazlası, yöneticilerinin direkt olarak mental sağlık hakkında konuşmasının onlar için önemli olduğunu dile getiriyor. Yani CEO’ların pozitif bir tavır içerisinde bulunması, çalışanlarından ‘kopuk’ olmaması ve şirket kültürünün her bireyi önemsediğini direkt olarak göstermesi gibi durumlar, kuruma duyulan güveni artırabiliyor.

4. Sunduğunuz İmkanları ve Yan Hakları Çeşitlendirin

Çalışan bağlılığını güçlendirmek, verimi artırmak ve tabii ki çalışanların ruh sağlığını desteklemek için (özellikle de ekonomik) yan hak ve fırsatların etkisi küçümsenemez.

Örneğin:

  • Headspace’e göre, çalışanların %40’ının işyeri mental sağlığını en kötü etkileyen durum ekonomik belirsizlik. Bunu eleyerek, çalışanların refahını sağlamaya yardımcı olmaya odaklanarak performanslarını etkileyebilirsiniz.
  • Çalışanların kariyerlerini ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olabilecek eğitim platformu üyelikleri, seminerler, hatta okul ücreti desteği sunabilirsiniz. Böylelikle hem şirket tarafından desteklenmiş hem de kariyerlerinde ilerleyebileceklerini hissetmelerine yardımcı olursunuz.
  • Spor salonu üyeliği gibi haklar, fiziksel sağlığı önemsemek ve bütünsel iyi oluşu desteklemekte önemli bir role sahip olabiliyor. Fiziksel sağlığın mental sağlıkla olan direkt ilişkisi sebebiyle mental sağlığı da destekliyor.
  • Mental sağlık desteği sunmak; verimliliği, çalışanların memnuniyetini ve şirkete olan bağlılığını büyük ölçüde artırıyor. (Bu konuda detaylı analizimizi okumak için “Neden Çalışanlarınıza Mental Sağlık Desteği Sunmalısınız?” adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.)

Heltia ile iletişime geçerek çalışanlarınızın mental ve fiziksel sağlığını destekleyici bir yan hak paketi oluşturabilir, çalışanlarınızın iyi oluşunu desteklemeye verdiğiniz önemi gösterebilirsiniz.

Bu yazımızı beğendiyseniz, “Şirket İçinde Çalışan Bağlılığı Nasıl Artırılır? (6 Etkili Öneri)” ve “Kurum İçi Kariyer Planlama Nasıl Yapılır?” içeriklerimize de göz atabilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

Kaynaklar:

American Psychological Association (APA). “Employers need to focus on workplace burnout: Here’s why”.

Headspace. “A turn of the tide: Employee mental health in 2023.”

HelpGuide. “Mental health in the workplace”.

McKinsey & Company. “Some employees are destroying value. Others are building it. Do you know the difference?”.

World Health Organization (WHO). “Guidelines on mental health at work”.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.