JavaScript is required
/
Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilir?

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

14 Şubat 2023

- Genel Bilgiler

Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilir?

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Psikolojik Danışman Dilara Özel

Ölüm, herkes için kabul edilmesi ve içselleştirilmesi zor bir gerçek. Çocuklar için ise yetişkinlere göre daha zor, daha doğrusu daha farklı olabilir. Ölüm kavramında çocuklar da yetişkinler kadar etkilenir. Tüm aile için üzücü olan kayıp durumunda çocuklar, güvendikleri birincil bakım verenlerin ve ailelerin yönlendirmelerine ihtiyaç duyarlar. Çocuklar çoğu zaman ölüm ve kayıp kavramları ile daha önce karşılaşmadığı için onlara bu konuyu anlatmak daha zor olabilir. Çocuğun ölümü anlama şekli ve seviyesi gelişim dönemlerine göre değişebilir.

Ölüm kavramını anlamada etkili olan üç temel faktör bulunmaktadır. Bunlar:

  • Evrensellik: tüm canlılar ölür.
  • Geri dönülmezlik: Ölümden sonra yaşama dönmek mümkün değildir.
  • İşlevsizlik: Ölüm, yaşam fonksiyonlarının sona erdiğini gösterir.

Ölümü anlamlandırabilmek için bu üç kavramın gelişmiş olması gereklidir. Bu üç kavram, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimi ile doğrudan ilişkilidir.

Çocukların İçerisinde Bulunduğu Gelişim Dönemlerine göre Ölüm Algıları Nasıldır?

Çocukların içinde bulundukları gelişimsel dönemlerin belirli duygusal ve bilişsel olarak belirli sınırları vardır. Gelişimsel dönemlere göre çocuklarda ölüm algısı şöyledir:

  • 0 - 2 Yaş: İki yaşından küçük bebekler ölüm kavramını algılayabilecek bilişsel becerilere henüz sahip değildirler. Ama kavramı anlayamasalar da alışkın oldukları birinin artık yanlarında olmadığını fark edebilirler. Fakat bu kişinin geri dönüşü olmadığını anlayamazlar. Bu durumda örneğin, yatmaya giderken gördükleri resmi gösterip, ”Anne?” diye sorabilirler. Ölen kişinin koku, ses gibi özelliklerine özlem duyabilirler.
  • 2 - 6 Yaş: Genellikle 4 yaşından itibaren ölüm hakkında sınırlı ve belirsiz anlayış gelişir. Ama yine de çocuklar bu döneminde ölümün kalıcı bir durum olduğunu algılayamayabilirler. Süreklilik algısı olmadığı için bu durumun değişeceğini, geçeceğini düşünebilirler. Bunun yanında ölümün üzüntü veren bir kavram olduğunu anlarlar.
  • 6 - 12 Yaş: Gelişimsel olarak bu yaştaki çocuklar ölümün bir somut yönlerini kavramaya başlarlar. Ölümün sürekliliği ve geri dönülmezliği netleşir.. Bu süreçte ek olarak gençlerin, anne-baba ve yakınlarını da kaybedeceklerini kavramaya başlarlar. Anne-baba ve sevdikleri kişilerin ölümlerine ilişkin kabuslar görür ve korkular geliştirebilirler Ruh- hayalet gibi soyut şeylerden korkmaya başlarlar.
  • 13 - 18 Yaş: Bu dönem artık çocuklar ölüm gerçeğini yetişkinler gibi algıladığı zamandır. Ölümü herkesin başına gelebilecek kaçınılmaz bir durum olarak değerlendirirler. Bu dönemde ölümü düşünme, özellikle ben merkezli olarak ölümü düşünme oldukça yaygındır. Kendi ölümlerini düşünürler ve eğer vefat etseler kimlerin cenazeye katılacağını, kimlerin üzüleceğini düşünürler.

Ölüm Haberini Verirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Çocukla yakın ilişkide olan yetişkinler tarafından, bir kayıp söz konusu olmasa bile gündelik yaşamdaki fırsatların “öğretim anları” olarak değerlendirilmesi ile ölüm haberi verilebilir. Bu noktada çocuğun duygusal bağlantısının olmadığı durumlar konuşma fırsatı olarak değerlendirilebilir.

Her canlının bir gün öleceği ve ölenlerin geri gelmeyeceği uygun bir dille anlatılmalıdır. Çiçeklerin solması, sineklerin ölmesi gibi günlük hayatta karşılaşılabilen durumlar örnek olabilir.

1. Açık Olun

Aileniz yakın zamanda gerçekleşmiş veya yakın zamanda meydana gelen bir ölümden etkilenmişse ya da çocuklar ölüm kavramını sorgulamaya başladığında, bu konudan kaçınmadan ve geçiştirmeden, mümkün olan en kısa sürede çocuklarınızla konuşmaya başlamanız önemlidir. Ölüm konusunda konuşmaktan kaçınmak, çocuklarda bu konuda kaygıya neden olabilir.

2. Çocuğun Ne Bildiğini Öğrenmeye Çalışın

Çocuklarla ölüm kavramını konuşmadan önce çocuğun bu konuda ne bildiğini sormak oldukça önemli. Böylece çocuğun neyi doğru neyi yanlış bildiği ortaya çıkar ve önceden ölümle ilgili bir deneyimi olup olmadığı bilgisi edinilir.

3. Hazır Olmasını Bekleyin

Bu konuşma için çocuğun hazır olduğu bir zaman beklenmelidir. Çocuklar ölüm hakkında konuşmak için zorlanmamalıdır. Bu nedenle çocuğa basitçe “Konuşmak ister misin?” diye sorularak konuşmaya hazır olup olmadığı öğrenilebilir. Çocuk konuyu değiştirmeye ya da kapatmaya çalıştığında zorlamamak gerekir. Bu konuşmayı başlatan ise bir yetişkin olmalıdır. Çocuklar ölüm kavramı karşısında nasıl davranacaklarını bilemedikleri için yetişkinleri rol model olarak alırlar. Bu nedenle onların tepkilerini aynalarlar. Bilmedikleri bu durumun içerisinde yetişkinlerin adım atmasını bekleyebilirler.

4. Düşünce ve Deneyimlerini Ciddiye Alın

Çocuklarla ölüm hakkında konuşurken saygılı olmak, onların düşüncelerini ve deneyimlerini ciddiye almak oldukça önemlidir. Bu nedenle çocuğunuzun kendi kendine çıkarım yapmasından önce ona bir şeyler anlatabiliyor olmanız oldukça önemli. Tüm iletişimde olduğu gibi ölüm konusunu konuşurken de:

  • Kullandığınız dile dikkat etmek,
  • Sabırlı olmak,
  • Ölüm hakkında konuşurken rahatsız olmamak için kendinize zaman ayırmanız önemli.

5. Net Bir Dil Kullanın

Yetişkinler olarak bile ölüm hakkında konuşmak zor olabilir. Bu nedenle çocuklarla ölüm hakkında sabırla konuşacak ve çocuğun kaygılı sorularına cevap verecek bir kişi seçilmelidir.

Böyle zamanlarda "vefat etti" veya "daha iyi bir yerde" gibi terimler işi kolaylaştıracak gibi görünse de çocuğun kafasını karıştırabilir. Çocuklar çok daha net bir açıklamaya ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle çocuğunuzla konuşurken "artık yaşamıyor” gibi doğrudan bir dil kullanmayı düşünebilirsiniz.

Canlının yaşarken yaptığı eylemlerden örnek vererek bu eylemlerin artık yapılamayacağını söyleyerek ölüm kavramı anlatılabilir: Artık yemek yemeyecek, artık nefes almayacak, artık oyun oynamayacak gibi.

6. Gelişim Dönemine Uygun Ayrıntılar Kullanın

Yaşa uygun ayrıntılar vermek kavramayı kolaylaştırabilir. Küçük çocuklar, kişinin yaşamayı bıraktığını ve bunun tersine çevrilemeyeceğini bilmelidir. Çocuklar ilkokul yıllarına geldiklerinde ölümün kalp atışları, nefes alma gibi vücut sistemlerinin durması olduğunu anlayabilirler. Gençler ise bir hastalığın veya belirli bir olayın nasıl ölüme yol açtığı hakkında daha fazla ayrıntı verilmesini isteyebilirler.

Çocukların gelişim ve olgunluk seviyeleri değişkenlik gösterir. Çocuğunuzun yaşına neyin uygun olduğundan emin değilseniz, temel bilgilerle başlayın ve sohbeti devam ettirin. Çocuğunuzun tepkisi, ölmekle ilgili neyi kavramaya hazır olduklarını anlamanıza yardımcı olabilir.

7. Sürecin Devamını da Açıklayın

Çocuklarla ölüm haberi paylaşıldıktan sonra ise sonrasında neler olacağı açıklanmalıdır. Örneğin; bir cenaze töreni olacaksa bu açıklanmalı, çocuğun tören sırasında nerede ve kimlerle olacağı konuşulmalıdır. Çocuğa her adımda net bilgiler vermek kaygısını azaltır.

8. Bugünlerin Geçeceğini Söyleyin

Çocuklarla ölüm hakkında konuşurken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri ise bu zor günlerin geçeceği ve yeniden rutinlere dönüleceği bilgisinin verilmesi. Rutinler çocuklar için oldukça önemli ve yas ve kayıp durumları sonrası kaygı seviyesi yükselebilen çocukların her şeyin eskisi gibi olacağı ve günlük hayatına döneceği hareket ve tutumlarla desteklenmelidir.

9. Soru Sorabileceğini Hissettirin

Çocuğunuzun soru sormasının sorun olmadığını da bilmesi gerekir. Merak ettiği bir şey olup olmadığını sormak oldukça önemli. Tabii bu noktada tüm cevapları veremeyeceğinizi hem kendiniz bilmeli hem bu gerçeği çocuğunuzla paylaşmalısınız.

10. Duygularınızı Paylaşın

Çocuklarla ölüm hakkında konuşurken dikkat edilecek bir diğer nokta ise yetişkinlerin kendi duygularını da çocuklarla paylaşmasıdır. Çocuklar duygularının karmaşık olduğunu ve yaşadıkları bu farklı duygular konusunda yalnız olmadığını bilmeye ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle çocukların yalnız olduklarını hissetmemesi adına çocuklarla duygular paylaşılmalıdır.

Ölüm korkutucu bir şey olabilir ve genellikle birçok belirsizlikle birlikte gelir. Bir ebeveyn olarak göreviniz, çocuklarınıza olanlarla ilgili sayısız duygu hissetmenin sorun olmadığını sürekli olarak hatırlatmak. Bunu zaten bildiklerini düşünseniz bile, bunun onların suçu olmadığı konusunda onlara güvence verin. Onlar için orada olduğunuzu bilmelerini sağlayın.

Tabii ki böyle bir dönemde haberi paylaşmadan önce ebeveynin kendi duygu durumunu fark etmesi, sakinleşip olabilecek en iyi denge durumuna gelmesi oldukça önemli. Sürecin devamında ise çocuk kaç yaşında olursa olsun, güven duygusunu ayakta tutabilecek adımlar atmak gerekiyor. Beraber oyun oynamak, sarılmak, bakışmak bu duyguyu ayakta tutmaya yardımcı olabilir.

Çocuklarınızın yanında siz de bir kayıpla başa çıkmaya çalışıyorsanız Heltia uygulaması üzerinden online terapi yoluyla destek alabilirsiniz.

Bu makaledeki bilgileri faydalı bulduysanız "Çocukların Afet ve Kriz Karşısında Verdikleri Tepkiler” ve "Travma Sonrasında Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklarla İletişim" yazılarımız da ilginizi çekebilir.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.