JavaScript is required
/
Çocukların Afet ve Kriz Karşısında Verdikleri Tepkiler

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

14 Şubat 2023

- Genel Bilgiler

Çocukların Afet ve Kriz Karşısında Verdikleri Tepkiler

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Psikolojik Danışman Dilara Özel

Çocuklar ve ergenler afet ve kriz durumları gibi travmatik deneyimler karşısında risk gruplarını oluşturur. Çünkü çocukların gelişimsel süreçlerini tamamlamamışlardır. Bilişsel ve duygusal olgunluğa erişmemiş olan çocuklar, travmatik olaylar karşısında kullanabilecekleri etkili baş etme becerilerine sahip değillerdir ya da bu becerileri hızlıca hayata geçirip kullanamazlar.

Bu nedenle çocuklar etrafındaki yetişkinlerin tepkilerinden oldukça fazla etkilenirler. İçerisinde bulundukları afet ve kriz durumunu yetişkinlerin tepkileri ile anlamaya çalışır ve onları model alırlar.

Çocukların bilişsel ve duygusal ihtiyaçları yetişkinlerden farklıdır. Afet ve kriz durumları sonrası çocukların stres tepkilerini etkileyen üç temel faktör bulunur:

  • Bireysel özellikler (yaş, cinsiyet, sosyal destek gibi)
  • Travmatik olayın özellikleri (yaşanan durumun büyüklüğü, türü, maddi ve manevi kayıpları gibi)
  • Afet ve kriz durumunun yaşandığı bölgenin kültürel özellikleri ve yerel kaynakların harekete geçirilmesi

0 - 2 Yaş Dönemi

  • 0-2 yaş bebeklik döneminde genellikle yüksek sesler, özellikle birincil bakım verenin yabancılarla kurduğu ilişkiler ve evin içerisindeki ani değişiklikler stres kaynağıdır. Bu nedenle anne ile kurulan bağlanma şekli ve yetişkinlerin tepkileri, bebekler için oldukça önemlidir.
  • Bebekler bu dönemde çok fazla ağlayıp öfkelerini belli ederken, donma halinde de kalabilirler. Bu nedenle yetişkinlerin tepkileri oldukça önemlidir.

2 - 6 Yaş Dönemi

Okul çağındaki çocukların afet ve kriz durumundaki stres tepkileri belirli kategoriler altında şöyle incelenebilir:

  • Psikofizyolojik: İştah bozuklukları, altını ıslatma, kabızlık, baş ve karın ağrıları, uykuda düzensizlik, konuşma bozuklukları (kekemelik gibi)
  • Psikolojik: Huzursuzluk hissi, ayrılık kaygısı, kabus görme, içine kapanma, çaresizlik, yakınlarını kaybetme korkusu
  • Davranışsal: Öfke nöbetleri, saldırganlık, okula gitmek istememe, güvensizlik, ilgisizlik, afet ile ilgili oyun oynama, birincil bakım veren kişinin ilgisi için yarışma
  • Bilişsel: Konsantrasyon güçlüğü, öğrenme bozuklukları, okul başarısında düşme, bilişsel karmaşa

Okul çağındaki çocuklar okul öncesi dönemdeki çocuklardan farklı olarak süreklilik ve kalıcılık kavramlarını geliştirdikleri için bir kişi öldüğünde geri gelmeyeceğini bilirler. Bu nedenle, özellikle yakın çevrede bir kayıp yaşanmışsa, çocuk kendi yakınlarının da vefat edeceğinden korkmaya başlayabilir. Ayrıca okul çağındaki çocuklar fiziksel yaralanma, kayıplar gibi gerçekçi korkular yaşarken okul öncesi çocuklar hayaletler gibi gerçekçi olmayan korkular yaşayabilir.

Şunu söylemekte de fayda var: Çocukların fiziksel ihtiyaçlarının giderilmesi yetişkinler tarafından üstlenildiği için büyük afet ve kriz durumlarında bu fiziksel ihtiyaçlar da sekteye uğrayabilir. Bu da çok doğal olarak, çocukların rutinlerinin aksamasına yol açabilir. Bu nedenle afet ve kriz durumları sonrası çocukların hayatında bir rutin oluşturulması ve yetişkinlerin çocuklara saygı duyarak, değer vererek sakin ve güven verici bir şekilde çocuklarla iletişim kurması önerilir.

Günün büyük bir kısmını birlikte geçirdikleri okul ortamının sekteye uğraması ise çocukların her zaman kullandıkları sosyal destek kaynaklarına ulaşılabilir olmasını engelleyebilir. Afet ve kriz durumları sonrasında yetişkinler kendi fiziksel ve duygusal durumları ile mücadele ederken çocukların sosyal desteği azalabilir, fiziksel ve duygusal ihtiyaçları giderilemeyebilir. Bu da çocuk üzerinde daha fazla stresin oluşmasına neden olabilir.

Bu alanda destek almak için Heltia uygulamasını indirebilir ve psikologlarla görüşebilirsiniz.

Bu makaledeki bilgileri faydalı bulduysanız "Ergenler Afet ve Kriz Durumlarından Nasıl Etkilenirler?" ve “Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilir?” yazılarımız da ilginizi çekebilir.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.