JavaScript is required
/
Ted Lasso Üzerinden: Kişilerarası İlişkiler ve Değişim

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

4 Şubat 2023

- İlişkiler

Ted Lasso Üzerinden: Kişilerarası İlişkiler ve Değişim

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Uzman Psikolog Refia Tezer Çakmak

2020’de başlayan dizi Amerikan futbolu koçu Ted Lasso’nun Premier Lig’de bir takımın teknik direktörü olmasıyla gelişen olayları konu alıyor. Amerikan futbolu, Premier Lig’de oynanan futboldan tamamen farklı hatta ayakla değil elle oynanan bir takım oyunu. “İster Amerikan ister bildiğimiz futbol olsun ben ilgilenmiyorum” deyip geçmeyin lütfen, çünkü spor asıl konunun üstüne çekilen bir perde sadece. Asıl konuya gelecek olursak, tabii ki en sevdiğim: Kişilerarası ilişkiler ve değişim.

Devam etmeden önce kısa bir uyarıda bulunayım: Elimden geldiğince diziyle ilgili ön bilgi (spoiler) vermeyeceğim ancak zaman zaman üstü kapalı olarak bazı detaylara yer verebilirim. O yüzden şimdi veya diziyi izledikten sonra bu incelemeyi okuma kararını size bırakıyorum.

Son yıllarda gerek yerli gerekse yabancı yapımlarda ruhsal sağlığına, terapiye ve değişime yer verildiğine sıklıkla şahit oluyoruz. Bu da sevindirici çünkü ruh sağlığı yadsınamayacak kadar önemli ve hayatın içinde.

  • Ancak özellikle yerli yapımlarda genelde çok olumsuz ve travmatik yaşantılar sonrası “iyileşme” ön planda. Bu da ne yazık ki ruh sağlığı çalışanları olarak yapmak istediğimiz normalleştirmenin tam zıttı bir etki bırakabiliyor izleyiciler üzerinde.
  • Buna karşı, Ted Lasso bu konuları olanca doğallığı ve iyimserliği ile ele alıyor. Karakterler binbir türlü zorlu deneyimden ziyade günlük hayatta hepimizin başına gelebilecek şeyler yaşayan insanlar. Hepimizin etrafında Koç Lasso kadar iyi kalpli biri olmayabilir ne yazık ki. Fakat o kadar iyiliğe fantastik de olsa ihtiyacımız var diye düşünüyorum bu dönemde.

O yüzden güldürürken kalp de ısıtan bu dizi tüm ödülleri ve övgüleri hak ediyor bana kalırsa. Bu incelemede önce karakterlerin değişimine sonrasında yakın temasın sadece çiftler değil herkes için ne kadar dönüştürücü olduğuna değineceğim sadece.

Her Yönüyle “Değişim”

Karakterlerin gelişimi ve daha doğrusu dönüşümü itibariyle baştan sona bir terapi sürecini yansıttığını düşünüyorum dizinin. Kimine göre gerçekçi olmayan bir pozitiflik olarak algılanabilir bu değişim süreçleri. Ancak biliyoruz ki değişim her zaman mümkün. Özellikle ilk sezon, kişilerin var olan iç kaynakları, güçlü ve zayıf yönleri, tutkuları ve kırılgan yanlarıyla bir bütün olarak kabul edildiklerinde değişimin mümkün olduğunu gösteriyor. Değişimin mümkün olması kolay olduğu anlamına gelmiyor. Zira sadece Roy karakterinin bile ikinci sezondaki değişim fırsatlarını ne kadar zorlanarak değerlendirdiğine yakından şahit oluyoruz.

Değişim kolay olmadığı gibi her zaman olumlu yönde de olmuyor. Buna da üzülerek şahit oluyoruz ikinci sezonda. Bu olumsuz değişimi mercek altına alıp bakacak olursak, ebeveyn reddinin bahsettiğim gerçeküstü sayılabilecek iyiliği bile etkisiz bırakabildiğini görüyoruz. Bu da bir çocuk olarak ebeveynlerimizden onay alma ihtiyacımızın ne kadar temelde olduğunu hatırlatıyor bana.

“Meraklı Ol, Yargılayıcı Değil”

Değişimden bahsederken dizinin en can alıcı repliklerinden birine değinmezsem olmaz. Koç Lasso girdiği bir iddia sırasında rakibine bir anısını anlatırken der ki “Meraklı ol, yargılayıcı değil.”

Bir terapist olmaya dair öğrendiğim ilk şey danışana bilmiş bir yerden değil merakla yaklaşmaktı. Onları ancak yargılamadan dinlersek anlayabilir, ilişki kurabilir ve bu terapötik ilişki sayesinde değişim başlayabilirdi. Bu sebeple danışanlar ne kadar tanıdık geçmişlere sahip olurlarsa olsunlar, asla varsaymamayı ve hep soru sormayı, onların gerçekliğini anlamaya çalışmayı birincil hedef edinmiştim. Böylece insanlara gerçekten hoşgörü ile yaklaşmayı ve yargılamamayı öğrenmeye başladım diyebilirim.

Hepimiz birbirimize bu kadar merakla yaklaşabilsek dünyanın ne kadar güzelleşeceğini hayal bile edemiyorum. Gerçi diziye bakınca biraz hayal edebilirim sanırım, Ted Lasso sağ olsun bu hayalin bir fragmanını gösteriyor bize. Şaka bir yana, inanıyorum ki daha çok insan kendi içine dönüp değişimi başlattığında bu yargılayıcı sesler azalacak. Sonuçta her şey “inanmak”la başlamıyor mu?

Değişim öyle mucizevi ki sistemin bir parçası değiştiğinde diğer parçalar da er ya da geç yön değiştiriyor. Önce dengeler bozuluyor, sonra düzen değişiyor ve bambaşka yeni bir sistem kuruluyor. Bu açıdan baktığımızda Koç Lasso’nun gelişi, ilişkide olduğu her oyuncunun bireysel değişimine, takımın gelişimine, kulüpteki dengelerin değişmesine ve hatta takımla beraber Richmond halkının bile ona karşı tavırlarının değişmesine yol açıyor.

En küçük halkadan en genişine kadar her sistemde birçok değişikliğe şahit olmamız açısından Sistemik Terapi’nin ilkeleriyle de şahane bir uyumu var dizinin. Sistemin her üyesi birbirini etkiliyor ve birbirinden etkileniyor; aynı küçük sistemlerin daha büyük sistemlerle olan etkileşimi gibi.

Birbirimize Temas Etmeden Takım Olabilir miyiz?

Takımın değişimi demişken takım ruhunun ve dolaylı olarak yakın temasın önemi de dizide çok güzel işleniyor. Çift terapisti olarak yakınlığın ve sevgi dolu bir fiziksel temasın kişilerin hem ruhsal hem fiziksel sağlıklarına ne kadar olumlu etkileri olduğunu biliyordum. Ancak Duygu Odaklı Çift Terapisinin yaratıcısı Sue Johnson’ın “Aşkın Aklı” **adlı kitabında rastladığım bir çalışma beni resmen büyüledi.

NBA’deki takımlarla yapılan bir araştırmada takımların başarısının, düşünebileceğiniz birçok kriterden ziyade, oyuncuların takım arkadaşlarıyla yaptıkları olumlu fiziksel temaslara bağlı olduğu bulunmuş. Diğer bir deyişle, biri basket attığında tebrik amaçlı yumruk tokuşturmaları, beşlik veya onluk çakmaları, topu kaçırdığında teselli amaçlı kucaklaşmaları gibi temaslar iş birliğini ve takım ruhunu güçlendirerek oyuncuları yakınlaştırıyor ve bu da onları başarıya götürüyor.

Diziden buraya nasıl geldiğimizi sorarsanız o kadarını anlatamam başta ön bilgi vermeyeceğime dair söz verdiğim için ama siz hemen gidip diziyi izleyebilirsiniz. Umarım sizin de kalbinize dokunur ve ilişkilerinizdeki rollerinize dair bir iç görü kazanmanıza yardımcı olur Ted Lasso.

Her şeyden önce kendinize ve potansiyelinize inanmanız dileğimle…

Bu makaledeki bilgileri faydalı bulduysanız "Sağlıklı Bir İletişim için Ben Dili" yazımız da ilginizi çekebilir.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.