JavaScript is required
/
Astrolojiye İnanmanın Arkasındaki Psikoloji

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

17 Eylül 2023

- Genel Bilgiler

Astrolojiye İnanmanın Arkasındaki Psikoloji

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Heltia

Klinik Psikolog Nihan Çaldır onaylı içerik

Amerika’daki insanların yaklaşık dörtte biri astrolojiye inandığını belirtiyor. Peki, asırlardır insanlık tarihinin bir parçası olan astroloji ve burçlar nasıl bu kadar popülerleşti? Astroloji ve burçlar gerçek mi?

Bu yazıda Heltia ailesi olarak astrolojiye inanmak ve takip etmek konusunu psikolojik olarak ele aldık, bu inançların nereden geldiğini irdeledik.

Astroloji Nedir, Nereden Gelmiştir?

Astroloji, en geniş olarak “insanlığın gökyüzünde anlam arayışı” şeklinde tanımlanabilir. Yıldızların ve gezegenlerin gökyüzündeki konumunun dünyadaki olayları ve insan davranışlarını etkilediği düşüncesi üstüne kuruludur.

Gezegenlerin pozisyonuna göre on ikiye bölünmüş astrolojik sisteme de “burç” veya “horoskop” adı verilir.

Astrolojinin ortaya çıkışının kökenleri Mezopotamya’ya, milattan önce 3. yüzyıla kadar dayanıyor. O dönemde gök cisimleri tanrılarla ilişkilendirildiğinden, astroloji de tanrıları yorumlamak için kullanılıyordu. Bu sebeple kehanetlerle birlikte rahiplerin görevi olarak kabul ediliyordu.

Günümüzde “Batı astrolojisi” dediğimiz, modernleştirilmiş bir sistem kullanıyoruz. Ancak farklı kültürlerin farklı zodyakları olabiliyor, dolayısıyla burç sistemleri de farklılık gösteriyor. Örneğin, Çin kültüründeki horoskop sistemi her yılı belli bir hayvana göre bölüyor, o senede doğmanın kişiliğinizi etkilediğine inanılıyor. Mesela Çin zodyakına göre şu anda Tavşan Yılı’ndayız 🐰

Astroloji Bilim Dalı mıdır?

"Astroloji bilim midir?" sorusu en sık sorulanlardan. Ancak öncelikle bir şeyin “bilim” kabul edilmesi için, bilimsel yöntem dediğimiz kriterlere uygun olması gerekiyor.

Bu metodolojiye göre, bir bilim dalı:

  • Teoriler sunarak onları kanıtlamaya çalışır.
  • Deney, istatistik ve/veya objektif gözlemlerden faydalanır.
  • Kanıtlanabilir, ölçülebilir veriler kullanır.
  • Aynı ölçütlerle tekrar test yapıldığında aynı sonuçlara ulaşabilir.
  • Deneylerin sonucunda genellenebilir bir kural, anlam veya bilgi ortaya koyabilir.
  • Düzenli olarak gelişir.

Astroloji, bilimsel dayanağı olsa da düzenli deneylerle aynı sonuçları üretemez. Bu kriterlere uymadığı için de bir sözdebilim (pseudoscience) olarak kategorilendirilir. Yani kısacası, gezegenlerin konumunun insan davranışlarını etkilemesi üzerine genel geçer bir veri yok.

“Astroloji bilimsel midir?” sorusunun sorulmasının ana sebeplerinden biri, “astroloji” ve “astronomi” kavramlarının sık sık birbirine karıştırılması. Bunu da kısaca açıklamak gerekirse astroloji ve astronomi arasındaki fark, ikincisinin bir bilim dalı olması. Gezegenlerin döngüsü matematiksel hesaplarla takip edilebiliyor, objektif veriler elde edilip doğrulukları kanıtlanabiliyor, fakat bunların astrolojik boyutu için aynı şeyleri söyleyemeyiz.

Tabii ki, astrolojinin resmi olarak bilim kabul edilmemesi, insanların onu takip etmeyeceği anlamına gelmiyor. Kanıtlanabilirliğinden bağımsız olarak burçlara inanan bu kadar kişi olmasının sebeplerini aşağıda irdeledik.

İnsanlar Neden Astrolojiye İnanır?

Astrolojiye ve burçlara inanmak, birçok farklı sebeple ilişkilendirilebilir. Gelin, bunun arkasındaki psikolojiyi ve en yaygın sebepleri beraber inceleyelim:

1. Artan Maruziyet

Astrolojinin popüler kültüre girmesi, aslında yakın zamanlarda gelişen bir durum. Uzmanlar bunu iki ana toplumsal gelişimle ilişkilendiriyor:

  • Kitle iletişim araçları: 19. yüzyıldan itibaren insanlığın birbiriyle iletişmesi ve birbirinden haber alması oldukça kolaylaştı. Özellikle gazetenin yaygınlaşması ve bunlara “günlük horoskop” köşelerinin eklenmesi, astrolojiyi halk arasında popülerleştirmeye katkı sağlayan bir durum.
  • İnternet: Bir sonraki adım da tabii ki internet. İnsanların burçlar hakkında bilgi alması, araştırma yapması, hatta doğum haritaları çıkararak yorumlamayı öğrenmesi bile günümüzde çok kolay.

Yani kısacası, astrolojinin popülerleşmesinde ona daha fazla maruz kalmamız en büyük etmenlerden. Zaman içerisinde astrolojinin günlük hayata giriş yapması, dünyadaki neredeyse herkesin en azından kendi burcu hakkında bilgi sahibi olmasını sağladı. Kültürümüzle bu kadar iç içe geçmiş olması da, tabii ki takip eden kitlenin artmasına yol açıyor.

2. Doğrulama Önyargısı

Doğrulama önyargısı (İngilizcede confirmation bias), astroloji başta olmak üzere tüm inançlar için geçerli olabiliyor.

Bu konsepte göre, bir birey:

  • Edindiği bilgilerin var olan inançlarını desteklediğini düşünmeye daha yatkın olur.
  • İnançlarını destekleyeceğini düşündüğü bilgileri özel olarak arar.
  • Desteklemeyen bilgileri de görmezden gelir.

Örneğin astrolojiye inanan bir bireyin burç yorumunda “bilgisayarının bozulacağı” yazıyorsa ancak bilgisayarı yoksa, bu inancını negatif etkilemez. İnancını sürdürmeye odaklı olduğu için kendi durumuyla uyuşmayan astrolojik yorumlamaları rahatça görmezden gelebilir.

Tam tersi için de örnek olarak şunu verebiliriz: Kişi burç yorumunda “bugün bir arkadaşından beklenmedik bir haber alacağını” okuyabilir. Sonrasında normalde düzenli olarak konuşmadığı, belki bunu okumasa iletişim kurmayacağı bir arkadaşına “hayatının nasıl gittiğine” dair mesaj atabilir. Bunu içten içe, burç yorumunda belirtilen ‘haberi’ duymak için yapıyor olabilir. Yani birey hayatını, o sonuca ulaşacak şekilde organize etmiş ve inançlarıyla uyuşan bilgilere ulaşmak için çaba sarf etmiş olur.

Bu iki durum karşılaştırıldığında, doğrulama önyargısına göre inancına uyan ve uymayan bilgilere nasıl davranabildiğimiz net bir şekilde gözüküyor. İnancımıza uymayan durumları negatif değerlendirmeyip, uyan durumları inancımızın doğru çıktığına dair ‘kanıt’ olarak algılayabiliyoruz.

3. Barnum Etkisi

Barnum etkisi veya Forer etkisi, insanların belli özellikleri kendisiyle bağdaştırma yatkınlığını ifade eden bir psikolojik fenomen. Özellikle burç, fal, kehanet gibi kişilik analizi içeren sözdebilim durumlarıyla ilişkilendiriliyor.

Barnum etkisine göre (özellikle inanan) insanlar, çok genel bir kişilik analizini bile direkt olarak kendisine veya ait olduğu gruba yazılmış gibi okuyabiliyor. Doğrulama önyargısındaki gibi, istediğimize inanmanın yanısıra inandığımız şeyi de bireysel olarak şahsımıza özgüymüş gibi algılıyoruz. Böylelikle astrolojinin sunduğu deneyim, olduğundan çok daha özelleştirilmiş ve ‘gerçek’ geliyor.

Bu kouda daha fazla bilgi almak için "Psikolojide Barnum Etkisi Nedir, İnançlarımızı Nasıl Etkiler?" adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

4. Aidiyet Duygusu

Burç yorumlarını takip eden ve inanan bir birey, kendi burcundan olan insanlarla duygusal bir bağlantı kurabilir ve belli konularda yalnız olmadığını hissedebilir. Buna “aidiyet duygusu” adı verilir.

Bunun büyük bir kısmı sosyalleşmeye olan katkısıyla da ilişkili. Astroloji araştırması sırasında bireyler kendileriyle benzer ilgi alanları olan insanlarla tanışıp belli komünitelere katılabiliyor. Bu da aidiyet duygusunu pekiştirmek ve izolasyon hissini azaltmak için faydalı bir sosyalleşme aracı yaratır.

5.Kendimizi ve Çevremizi Tanımak

Burçlara atfedilen kişilik özellikleri üzerinden bazı bireyler, kendilerini daha iyi tanımak için destek alabiliyor. Bu da:

  • Kendini ve kişiliğini daha iyi tanımak,
  • Güçlü ve zayıf yönleri hakkında farkındalığa varmak,
  • Duygusal gelişimini desteklemek,
  • Benlik algısını geliştirmek ve pozitifleştirmek,
  • Çevresindekileri daha iyi anlamak,
  • Empati duygusunu geliştirmek gibi işlevlere sahip olabiliyor.

Zodyak sistemindeki kişilik özelliklerini içselleştirmek, zor durumlarla başa çıkmak ve farkındalık yaratmak için tabii ki faydalı olabiliyor. Ancak “Ben X burcu olduğum için bu kadar sinirliyim” gibi algılara yol açması da bir o kadar zararlı. Kendimizi kategorilere yerleştirip bu durumu kabullenmek yerine birey olarak kişiliğimizdeki negatif özelliklerin ve zararlı davranışlarımızın farkına varabilmeli, gerektiğinde de farklı alanlarda profesyonel psikolojik destek alabilmeliyiz.

6. Belirsizlikleri Anlamlandırmak

İster din, ister mistik oluşumlar, ister astroloji: Bir şeye ‘inanma’nın insanlar üzerinde psikolojik bir rahatlama etkisi olabiliyor.

Burç yorumu okumak, kaderimizin yıldızlarda çizili olduğunu düşünmek, inanan insanlara kontrol hissi sağlayabilir. Kişi astroloji gerçek mi merak bile etmeden, söz geçiremediği ve hayatını etkileyecek dış etmenleri (yani astroloji özelinde, gök cisimlerini) anlayabildiğini hissettiğinde hayatını da kontrol altına aldığını düşünebilir. Normalde gelecekte ne olacağını bilmezken burç yorumlarını içselleştirebilir, belirsizliklerle ve kafasındaki soru işaretleriyle ve kaygılarıyla daha kolay başa çıkabilir.

Araştırmalar, burç yorumlarına ve astrologlara yönelen insanların büyük ölçüde kaygı ve anksiyete benzeri problemleri olduğunu gösteriyor. Bu sorunların yönetimi için belirsizliklerin ortadan kalktığını hissetmek önemli olabildiğinden, özellikle stres ve gelecek kaygısı yönetimi için astrolojiye inanç ortaya çıkabiliyor.

Zorluklarla Başa Çıkmak Hakkında

Özetlememiz gerekirse, astroloji inancının bir başa çıkma yöntemi olarak tercih edildiğini söylemek yanlış olmaz. İster zorluklarla, ister gelecek kaygısıyla, ister sıkıntıyla olsun: Burçları takip etmek psikolojik olarak insanları rahatlatmak ve eğlendirmek gibi işlevlere sahip olabiliyor. İnanıp inanmamak tamamen kişisel bir tercih. Bunun arkasındaki gerçeklikten ziyade sağlayabildiği faydalara odaklanmalı, ancak tabii ki burç yorumlarının genelgeçer doğruluğu varmış gibi davranmaktan da kaçınmalıyız.

Şunu da ayrıca belirtelim: Her problemle başa çıkmak için sözdebilim inançlarına yönelmek yeterli bir çözüm olmayabilir. Psikolojik sağlığını desteklemek için profesyonel yardım almanız gerekebilecek durumlarda Heltia uygulaması üzerinden online terapi alabilirsiniz.

Bu içeriği faydalı bulduysanız, “Yetişkinler Nasıl Öğrenir: Pedagoji mi? Andragoji mi?” ve “Buzdağının Görünmeyen Kısmı: İnsan Zihnine Küçük Bir Bakış” başlıklı makaleleri de inceleyebilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

Kaynaklar:

Allum, Nick. “What makes some people think astrology is scientific?” Science Communication, 33-3. (2011):341-366.

Folk, Jim. “Beliefs and Anxiety Disorder”. Anxiety Centre, 2022.

Lillqvist O, Lindeman M. “Belief in Astrology as a Strategy For Self-Verification and Coping With Negative Life-Events.” European Psychologist. (1998)-3, pp. 202-208.

Smallwood, Christine. “Astrology in the Age of Uncertainty.” The New Yorker, 2019.

Tyson, G.A. “People who consult astrologers: A profile.” Personality and Individual Differences, vol.3-2. (1982):119-126.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.