JavaScript is required
/
Çalışanlarınızda Depresyonu Fark Etmek ve Önlemek

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

Çalışanlarınızda Depresyonu Fark Etmek ve Önlemek

Paylaş:
Heltia mobil uygulama görseli

Heltia

Yaşam koşulları, sosyo-ekonomik durumlar, aile ve arkadaşlık ilişkileri gibi birçok farklı sebeple yaşanabilecek olumsuzluklar bireylerde depresyonu tetikleyebiliyor. Araştırmalar, her beş kişiden birinin hayatının bir döneminde bu rahatsızlıktan muzdarip olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle depresyonun erken teşhisi ve tedavisi büyük önem taşıyor. (Bu konuda daha fazla daha detaylı bilgi almak isterseniz, alakalı yazılarımızı Heltia Blog’un “Depresyon” kategorisinde bulabilirsiniz.)

Benzer bir şekilde, çalışma ortamının ve iş hayatının da depresyonla yakın bir ilişkisi olabiliyor. Siz de ekip üyelerinizin depresyon belirtilerini erkenden fark ederek zamanında duruma müdahale edebilir, hem çalışanlarınızın hem iş yerinizin başarısına ve huzuruna katkıda bulunabilirsiniz.

İşyeri ve Depresyon Arasındaki İlişki

Günün büyük bir kısmında kişinin hayatında yer tutan iş ortamlarının ruh hâli üzerindeki etkisi yadsınamaz. 

  • Fazla mesai saatleri,
  • Toksik iş ilişkileri,
  • Ayrımcılık ve/veya mobbing,
  • Monotonluk,
  • Narsisist yöneticiler,
  • Adaletsiz maaşlar gibi etkenler çalışanlarda tükenmişlik ve depresyon gibi sağlık problemlerine neden olabiliyor veya bu problemleri pekiştirebiliyor.

Üstelik iş hayatında depresyon yalnızca çalışanı değil, şirketi de etkiliyor. Yapılan çalışmalarda her 10 kişiden birinin depresyon nedeniyle işten ayrıldığı görülüyor. Buna karşın çalışanlarda şirkete karşı aidiyet duygusu oluşturmak, onlara mutlu ve huzurlu hissedecekleri bir çalışma atmosferi sunmak iş yerindeki motivasyonu ve verimliliği artırabiliyor.

Şimdi gelelim, kurumların ve yöneticilerin bu duruma karşı neler yapabileceğine…

Çalışanlarda Gözlenebilecek Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Uzman olmayan biri için karşısındaki kişinin yaşadığı durumun sadece bir sıkıntı veya üzüntü hâli mi yoksa depresyon mu olduğunu ayırt etmek zor olabilir. Gündelik üzüntülerden farklı olarak depresyon sürecindeki kişilerde hormonal, psikolojik ve davranışsal değişimler bir arada görülür. Bu süreç kişiyi hem fiziksel hem zihinsel olarak zayıflatarak zaman içerisinde yıpratabilir. Tedavi edilmediği sürece yaşanan problemler derinleşebilir, baş etmek iyice güç bir hâl alabilir.

Depresyonun belirtileri ve şiddeti tabii ki kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Ancak genel olarak bakıldığında aşağıdaki gibi belirtiler gözlemlenebilir:

  • Sürekli üzgünlük, boşlukta olma ve/veya umutsuzluk hissi,
  • Enerji düşüklüğü ve yorgunluk,
  • Yalnızlığı tercih etmek ve sosyalleşmekten kaçınmak (Örn. Yemek molalarına çıkmamaya başlamak),
  • Daha önce keyif aldığı aktivitelere olan ilgisini kaybetmek, isteksiz bir tavır sergilemek,
  • Artan konsantrasyon zorluğu, dalgınlık durumları ve unutkanlıklar,
  • Kendi hayatı ve geleceğiyle ilgili genel bir karamsarlık duygusu,
  • Özgüven düşüklüğü, sıklıkla kendini suçlama eğilimi,
  • Karar vermekte ve kendini ifade etmekte zorlanma,
  • Fazla uyku veya uykusuzluk gibi uyku sorunları,
  • İşe geç kalma, dış görünüşünde özensizlik gibi durumlar,
  • Ani veya belirgin iştah/kilo değişiklikleri,
  • Kişinin bedeninin belirli bölgelerinde açıklayamadığı ağrılar ve uyuşmalar, nefes alma güçlüğü, kalp çarpıntısı, mide bulantısı vs. fiziksel belirtiler,
  • Artan sinir, gerginlik ve huzursuzluk hali.

Ancak şunu da hatırlatalım: Kendisini üzgün hisseden herkese depresyon teşhisi koymak doğru olmaz. Bu nedenle alanında uzman birine danışılması oldukça önemlidir.

Bu gibi belirtilerin çalışanlarda fark edilmesi durumunda kurum içerisinde harekete geçmek, buna karşı önlemler almak ise şirketler açısından her türlü faydalı olacaktır.

Çalışanlarda Depresyonu Fark Etmek ve Önlemek

Şirketlerin, çalışanlarındaki depresyon belirtilerini fark edebilmeleri için dikkatli gözlem yapmaları, empati kurmaları ve gizliliği esas alıp çalışanın özel hayatına saygı göstermesi gerekir. Depresyonun erkenden fark edilmesi ve gereken desteğin sağlanması hem çalışanın hem şirketin geleceğine fayda sağlayacaktır.

İşte, yöneticilerin hayata geçirebileceği bazı öneriler:

1. Çalışanları Gözlemleyin

Çalışanların şirket içerisindeki performansını ve diğer şirket çalışanlarıyla olan ilişkilerini yakından izlemek, depresyon belirtilerinin fark edilmesine yardımcı olabilir.

Bunun önemli bir parçası da destekleyici bir çevre sağlamaktan geçer. Çalışanların iş ortamında kendilerini güvende hissetmeleri mental sağlıklarını destekleyici ve iş verimliliklerini artırıcı bir unsurdur. Bunun sağlanması için yöneticilerin ve çalışanların birbirlerine her konuda empati ve anlayışla yaklaşması gerekir.

2. Düzenli Görüşmeler Yapın

Çalışanlarla düzenli ve birebir görüşmeler sağlamak onların hoşnut veya hoşnutsuz olduğu noktaların analiz edilmesine yardımcı olabilir. Çalışanların iş yerinde yaşanan olumsuzluklardan ne şekillerde etkilendiğini ve bunlara nasıl tepkiler verdiğini anlayarak onlara destek olabilecek davranışlar geliştirilebilir. Birebir görüşmeler sayesinde çalışanların yaşadığı sorunların yalnızca aranızda kalması da mümkün olur.

Bu sırada çalışanlarla açık ve dürüst bir iletişim kurmak, kendilerini iş yerinde rahatlıkla ifade edebilecekleri bir ortam yaratmak depresyonu önlemekte etkili bir yöntem olabilir.

3. Anonim Anketler ile Feedback Alın

Bazen ne kadar destekleyici ve açık bir ortam yarattığınızı düşünseniz de, çalışanlarınız zorlukları hakkında yöneticileri ile konuşmaktan çekinebilir. Çünkü maalesef toplumda, özellikle de iş hayatında mental sağlık sorunları hakkında konuşmak hala bir tabu durumunda olabiliyor.

Bu nedenle çalışanların zihinsel ve fiziksel sağlık durumlarını takip edebilmek için belirli aralıklarla anonim anketler düzenlenebilir. Bunlardan alınan feedbackler sayesinde alınabilecek önlemler ve atılabilecek adımlar daha rahat belirlenebilir.

4. Eğitim ve Destek Programları Sunun

Örneğin:

  • İş yerlerinde, depresyon ve mental sağlık konularında farkındalık yaratmak adına eğitim programları düzenlenebilir.
  • Bir “rol model” sistemi kurulabilir, yöneticiler mental sağlık konularında açık ve destekleyici bir tutum sergileyerek çalışanlarına örnek olabilir.
  • “Buddy” ve mentorluk sistemleri ile kişilerin şirket arasında yakınlık kurması ve paylaşım yapması kolaylaştırılabilir. Özellikle de işe yeni başlayan çalışanların yaşayabileceği potansiyel problemler böylelikle azaltılabilir ve önlenebilir.
  • Şirket içi aktiviteler düzenlenerek bir yandan çalışanların arasındaki bağ kuvvetlendirilirken bir yandan da daha huzurlu ve mutlu bir çalışma atmosferi oluşturulabilir.

5. Fiziksel Sağlığı da Destekleyin

Beslenme alışkanlıklarının duygudurum bozuklukları ve depresyon oluşumundaki etkileri büyük. Günlük olarak yeterli protein, vitamin ve minerallerin alınmaması durumunda da kişilerde depresyon belirtileri gözlemlenebilir.

Çalışanların zihinsel ve fiziksel sağlıkları için işinde uzman diyetisyenlerle iletişime geçerek, fiziksel sağlığı geliştirmeye odaklı programlar düzenlenerek dengeli bir yaşam için çalışanlara profesyonel destek sağlanabilir.

6. Profesyonel Yardıma Yönlendirin

Depresyon belirtileri gösteren bir çalışana dikkatli ve destekleyici bir tutumla yaklaşmak önemlidir. 

Bu süreç içerisinde gerekli adımların bir an önce atılması ve ihtiyaç hâlinde profesyonel destek sağlanması gerekebilir. Sunulacak bu destek çalışanların psikolojik iyi oluşlarını ve dengeli bir ruh sağlığına sahip olmalarını amaçlayarak ihtiyaç duydukları yardımı sağlayabilir.

Şirketler için mental sağlık desteği sunan Heltia ile iletişime geçebilir, çalışanlarınıza onları anladığınızı ve onlara değer verdiğinizi gösterebilirsiniz. Heltia bünyesinde yer alan uzman diyetisyenlerden de destek alarak çalışanlarınızın beslenme düzenlerinin psikolojileri üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yardımcı olabilirsiniz.

Bu yazımızı beğendiyseniz, “İşyerinde Ebeveynlik İzni Nedir, Neden Önemlidir?” ve “Yoğun İş Hayatında Egzersize Yer Vermek İçin 6 İpucu” adlı içeriklerimize de göz atabilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.