JavaScript is required
/
Hayatımızı Etkileyen İlginç Psikolojik Fenomenler

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.

16 Kasım 2023

- Genel Bilgiler

Hayatımızı Etkileyen İlginç Psikolojik Fenomenler

Paylaş:
undefined mobil uygulama görseli

Heltia

Psikolojik fenomenler, etkilerini duyusal olarak gözlemleyebildiğimiz bazı psikolojik etkilerdir. Yani düşüncelerimiz, davranışlarımız, hatta duygularımızı etkileyebilen ve çoğunluk için geçerli olabilen bazı durumları ifade eder.

Bu fenomenlerin bazıları sadece ilginç ve eğlenceli olmakla birlikte, bazıları bizi ciddi ölçüde etkileyebilir ve olumsuzluklara yol açabilir. Yani bunlar hakkında farkındalık kazanmak, düşünce yapınızı daha iyi tanımak bu durumdan kaçınmaya yardımcı olabilir.

Heltia ailesi olarak biz de bunun için 6 önemli psikolojik fenomenden oluşan bir liste hazırladık. Umarız size yardımcı olacak ve eğlendirecek bazı maddeler bulursunuz ☺️ Haydi başlayalım!

1. Doğrulama Yanlılığı (Confirmation Bias)

Doğrulama yanlılığı fenomeni, bireyin mevcut inançlarını, fikirlerini ve varsayımlarını destekleyen bilgilere öncelik vermesi ile tanımlanıyor. Yani kendi düşüncelerimize karşı çıkan kanıtları filtreleyebiliyor, her şekilde ‘kendi bildiğimizi okumaya’ devam edebiliyoruz.

Bu psikolojide yüzyıllardır incelenen bir fenomen olsa da, resmi olarak 1960’larda Peter Wason tarafından adlandırılmış. Wason’a göre, doğrulama yanlılığı bilinçli veya bilinçsiz olarak gerçekleşebiliyor. Ayrıca ana olarak üç farklı alanda gözlemleniyor: Dikkat, hafıza ve yorumlama.

Üç farklı türdeki doğrulama yanlılığı belirtileri arasında şunları sayabiliriz:

  • Özel olarak inançlarınızı doğrulayacak bilgiler araştırmak, tüm kanıtları gözden geçirmemek,
  • Sadece inançlarınızı doğrulayan bilgileri kabul etmek,
  • İnançlarınıza meydan okuyan bilgileri görmezden gelmek, kaçınmak veya tamamen reddetmek,
  • Seçici hafıza (”selective memory”) yanılgısına düşmek, yani özel olarak sadece inançlarınızı destekleyen bilgileri hatırlamak.

Doğrulama Yanlılığı Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Bu hayatımızın her alanında ortaya çıkabilen bir durum. Ancak en çok üzerimizde etki bıraktığı alan karar alma sürecimizdir diyebiliriz. Belli taraflar hakkında bilgilenerek aslında uyarı işaretlerini görmemiz zorlaşır, böylelikle yanlış dayanağı olan ve uzun vadede bize kötü gelecek seçimler yapabiliriz.

Doğrulama yanlılığı örnek olarak, oy verme sürecimize etki gösterebilir. Mesela desteklediğimiz siyasi partiyi sadece öven kaynaklar okumak, diğer görüşlere tamamen kapalı olmak, aslında bizi ve düşüncelerimizi sınırlamış olur. Böylelikle belki de kendimizi geliştirebileceğimiz ve fikrimizi değiştirebilecek durumlardan istemeden uzaklaşırız.

Benzer bir şekilde doğrulama yanlılığı, sosyal ilişkilerimiz üzerinde de etki bırakabilir. Sosyalleştiğimiz kişileri seçme, hatta konuşacağımız konuları filtreleme gibi durumlarda aklımıza girebilir.

Doğrulama Yanlılığına Karşı Ne Yapılabilir?

Doğrulama yanlılığı ile mücadele etmek için, aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz:

  • Bu psikolojik durum hakkında farkındalık kazanmak, çevrenizdeki ve kendinizdeki uyarı işaretlerini fark etmek,
  • İçinizde olabilen taraflı bakış açılarından uzaklaşmaya çalışmak,
  • Bilgi edinmek için objektif bilgi toplamak, detaylıca araştırma yapmak,
  • Güvendiğiniz farklı kişilerin perspektifine ve fikrine de başvurmak,
  • Eğer ilk etaptaki inancınıza ters düşen kanıtlar bulursanız fikrinizi değiştirmeye, hatanızı kabul etmeye açık olmak.

2. Kapı Eşiği Etkisi (Doorway Effect)

Kapı eşiği etkisi, veya mekan güncelleme etkisi, bir odanın kapı eşiğinden geçtiğimizde neden oraya gittiğimizi unuttuğumuz durumu ifade eder. Böylece, aynı görevi iptal edilmiş bir Sims karakteri gibi, kapı ağzında şaşkın bir şekilde kalakalırız 🚪

Uzmanlara göre, bu durumun yaşanması iki ana sebebe bağlanabiliyor:

  • Hafızamız, bilgiyi edindiğimiz durumdan ve ortamdan büyük ölçüde etkileniyor. Yani bir şeyi düşündüğümüz durumda, odada, seste, hatta kokuda bile o bilgiyi daha kolay hatırlayabiliyor ve uygulayabiliyoruz. Bu sebeple ne yapacağımıza karar verdikten sonra yaptığımız hızlı ortam değişikliği, kısa süreli hafızamızı yavaşlatabiliyor.
  • Bu durumda kapı eşiği, hem fiziksel hem de zihinsel olarak bizim için bir ‘sınır’ oluyor. Bilgiyi de o kafamızda koyduğumuz sınıra kadar depoluyoruz. Yani kendimizi bu sınıra kadar daha güçlü bir şekilde şartlıyoruz, bu sebeple sonrası bir anda kaçıp gidebiliyor.

Kapı Eşiği Etkisine Karşı Ne Yapılabilir?

Bu tarz unutkanlıkları çok yaşadığınızı düşünüyorsanız:

  • Bir iş için mekan değiştirmeden önce, yapmayı planladığınız şeyi sesli olarak söyleyin.
  • Kendinize göreceğiniz kesin olan yerlere notlar bırakmayı deneyin.
  • Mümkünse yanınızdaki biriyle paylaşın, unutursanız hatırlatmasını rica edin.
  • Hafızanızı etkileyen daha ciddi bir problem olma ihtimaline karşı alanında uzman birine danışın.

3. Halo Etkisi

Halo etkisi, belli bir konudaki olumlu ilk izlenimimizin diğer konulardaki düşünelerimizi de etkilemesini tarif eder. Bu sebeple meleklerin tacı olan ‘hale’ (”halo”) ile isimlendirilir.

1920’lerde Edward Thorndike tarafından dikkat çekilen bu bilişsel önyargı, ‘güzel’ gözüken şeyleri bazen olduğundan daha değerli bulabildiğimizi ifade ediyor. Özellikle profesyonel iş dünyasında önemi ortaya çıkan halo etkisini, şu şekillerde örneklendirebiliriz:

  • Fiziksel güzelliği göze çarpan birini olduğundan daha komik veya başarılıymış gibi değerlendirebiliriz. Bu kişiler “güzellik ayrıcalığı” (”pretty privilege”) denen bir durumda olabilir, yani sosyal çevrede de çeşitli iltimaslara maruz kalabilirler.
  • Heyecanı, azmi veya pozitifliği ile öne çıkan bir çalışan, daha düşük seviyede becerilerine rağmen işyerinde takdir görebilir.
  • Kendini iyi ifade eden biri, kelime seçimleri sayesinde söylediklerini daha kolay kabul ettirebilir. Bu durum ve fiziksel çekicilik özellikle davalarda, sanığın hüküm giyip giymemesi konusunu bile etkileyebiliyor.
  • Rengini daha çok beğendiğimiz bir arabanın modelini ve teknik özelliklerini istemeden biraz daha geri plana atabiliriz.

Halo Etkisine Karşı Ne Yapılabilir?

  • Kendi önyargılarınıza karşı farkındalık geliştirin,
  • Daha objektif, kanıtlara ve verilere dayalı bir değerlendirme yapın,
  • Fiziksel görüntünün etkilerini geçirmek için karar vermeden bir süre bekleyin.

Halo etkisi her ne kadar deneyimleyince problematik olabilse de, bize şunu söylüyor: Bıraktığımız ilk izlenim, nasıl algıladığımızı büyük ölçüde etkileyebiliyor. Her ne kadar sonrasında değişmeyeceği garanti olmasa da, tanışma esnasında istediğimiz özelliklerimizi öne çıkarmak ve pozitif bir izlenim bırakmak bir bakıma bizim elimizde. Siz de halo etkisinin bu olumlu yanından faydalanmak için etkili bir ilk izlenim bırakma yollarını araştırabilirsiniz.

4. Belirsizlik Etkisi (Ambiguity Effect)

Bilinen ve hesaplanabilen seçeneği seçmeye, bilinmeyenleri seçmekten daha yatkın olmamız “belirsizlik etkisi” olarak adlandırılıyor. Bu durum, bilinen olasılıklar daha az olsa bile geçerli oluyor.

Belirsizlik etkisi, “bilişsel önyargı” diye adlandırılan bir kategoriye giriyor. Yani genellikle bilinçsiz olarak yaptığımız, düşünce ve karar alma yapımızı etkileyen düşünce mekanizmalarından biri. Bunun sebebi de şu: İçgüdüsel olarak olasılığını bilmediğimiz/hesaplayamadığımız şeylerden kaçınırız, sabit gerçeklere tutunuruz.

Belirsizlik Etkisi Nasıl Ortaya Çıkar, Nasıl Etkiler?

Bu bilişsel önyargının bizdeki etkilerini gösterebilmek için, en iyisi bir örnek verelim:

Çok acıktığınızı, yeni bir yer denemek istediğinizi, yakınlarda yemek yiyecek bir yer araştırdığınızı düşünün. İki seçeneğiniz var: Biri birkaç senedir açık olan, ortalama bir puan almış bir restoran, diğeri ise henüz puanlanmamış ve yeni açılmış bir restoran. Hangisini tercih ederdiniz?

Böyle bir durumda çoğu insan, puanları çok iyi olmasa bile ‘bilinen’ restoranı seçiyor. Çünkü diğerinde karşılaşabileceğimiz belirsizlikten kaçınma isteğimiz, ‘iyi’ bir şeyi kovalama isteğimize karşı üstün geliyor. “En azından ne bekleyeceğimizi biliyoruz” diye düşünüyor, daha güvenli olduğunu düşündüğümüz yere gidiyoruz.

Belirsizlik Etkisine Karşı Ne Yapılabilir?

Karar mekanizmanızın bu eğilimden etkilendiğini düşünüyorsanız:

  • En kötü senaryoyu düşünme eğiliminize karşı savaşabilir,
  • Belli kararları almak ve seçenekleri değerlendirmek için daha fazla zaman harcayabilir,
  • Duruma farklı açılardan bakmayı deneyebilir,
  • Arada sırada kendinizi zorlayarak daha maceracı kararlar alabilirsiniz :)

5. Sosyal Kanıt (Social Proof)

Sosyal kanıt fenomeni, özellikle belirsizlik durumlarında çoğunluğa uyma ve takip etme yatkınlığını ifade eder.

Kararsızlık anlarında başkalarının hareketlerini ve fikirlerini kopyalarız, bağımsız hareket etmekten çekiniriz. Bunun sebebi de aslında hem aidiyet duygusu kazanmak istememiz, hem de çoğunluğu takip ederek daha doğru bir karar vereceğimizi düşünmemiz.

“İknanın Psikolojisi” kitabının yazarı Robert Cialdini tarafından ilk defa isimlendirilen “sosyal kanıt”, özellikle pazarlama ve satış için bir strateji olarak kullanılıyor. Örneğin:

  • Ürün sitelerinde uzman desteği, kullanıcı yorumları, “onlara güvenen şirketler”in logoları vb. elementler kullanılması,
  • Sosyal medyada influencer’lar üzerinden pazarlama yapılması,
  • “Trend” olan ürün türlerinin birçok versiyonu ve imitasyonunun hemen piyasaya çıkarılması gibi durumlar, sosyal kanıtı kullanarak yapılan pazarlama stratejileridir.

Odaklanılan kullanım alanından da anlayabileceğiniz üzere, sosyal kanıt çoğunlukla satın alma davranışlarını etkilemek gibi bir fonksiyona sahiptir. “Bu kadar insan bu ürünü kullanıyorsa iyi olmalıdır”, ya da “Bu uzman bile bu ürünü desteklemiş, hemen alalım” gibi düşünceler oldukça yaygındır.

Sosyal Kanıt Kullanımına Karşı Ne Yapılabilir?

Böyle bir etki altında kalmadığınızdan emin olmak için:

  • Kendi fikirlerinizi geliştirirken objektifliğe önem verin,
  • Her seçeneği detaylıca araştırın,
  • Otantik kullanıcı yorumlarını önceliklendirin,
  • Pazarlama taktiği olarak kullanıldığı durumlara karşı farkındalık geliştirin ve dikkatli olun.

6. Dunning-Kruger Etkisi

Son olarak da size “cahil cesareti” olarak da bilinen Dunning-Kruger etkisini tanıtmak istedik.

Dunning-Kruger etkisi, kendi yetkinliklerimizi yanlış değerlendirmemizi sağlayan bir fenomen. 1999 yılında David Dunning ve Justin Kruger tarafından isimlendirilen bu durum, iki ana şekilde ortaya çıkabiliyor:

  • Bir konuda daha sınırlı bilgisi veya becerisi olan bir kişi, kendini olduğundan daha yetenekli görebilir.
  • Buna karşın, kıyasla daha becerikli bir kişi, kendi becerisini daha ‘ortalama’ olarak algılayabilir, herkes için böyleymiş gibi düşünebilir ve kendi ilerlemesini küçümseyebilir.

Dunning ve Kruger’ın yaptığı araştırmada, bir grup insan birçok farklı beceri üzerinden test edilmiş. Her testin en alt %25’lik grubunda olan insanların, kendilerinin en üstlerde olduğunu tahmin ettikleri ortaya çıkmış. Buna karşın en üst çeyrektekiler, kendilerini daha ortalama bir sıralamada olarak öngörmüş.

Dunning-Kruger Etkisi Nasıl Ortaya Çıkar?

Bu durum genellikle bir konuda daha ‘kötü’ olan insanların, aslında neyin kötü ve neyin iyi olduğuna dair de bilinç kazanamamış olmasından kaynaklanıyor. Konu hakkında eksik oldukları için, kendi hatalarını ve eksiklerini kavrayacak durumda da henüz olmuyorlar. Aksine, kendilerine fazlaca güvendikleri için de dışarıya olduklarından daha bilgili bir izlenim verebiliyorlar.

Buna karşın, daha yetkin ve bilgili kişilerin kendisini ‘yetkin’ olarak görmesi daha zor oluyor. Çünkü konunun karmaşıklığının, uzmanlık için gerekenlerin daha farkında oluyorlar. Özellikle doğal olarak yetenekli olan bireyler, durumun herkes için böyle olmadığını görmekte daha fazla zorlanıyor. Bunun mütevazılık ile de büyük ölçüde ilişkisi var.

Dunning-Kruger Etkisine Karşı Ne Yapılabilir?

Eğer bu etkinin iki ucundan birini deneyimlediğinizi düşünüyorsanız:

  • Kendinize karşı önyargılarınızdan sıyrılın, durumunuzu daha objektif değerlendirmeye çalışın,
  • Özgüveninizi geliştirmek ve öz farkındalığınız için çalışmalar yapın,
  • Aynı konuda başka insanların yetkinliğini veya becerilerini gözlemleyin,
  • Güvendiğiniz birine fikrini sorun,
  • Her zaman kendinizi geliştirmeye açık olun.

Umarız ki psikolojik fenomenler ile ilgili bu listemizi beğenmişsinizdir. Bu durumlar dahil herhangi bir konuda uzman desteği için Heltia uygulamasını indirebilir, online terapi yoluyla mental sağlık desteği alabilir, kendi iyiliğiniz ve gelişiminiz için bir adım atabilirsiniz.

Bu yazımızı beğendiyseniz, “Duygularınızı Anlamlandırmak ve Hislerinizi İtiraf Etmek” ve “İşyerinde Narsisist Yönetici ile Nasıl Başa Çıkılır?” içeriklerimize de göz atabilirsiniz.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

İhtiyaçlarınıza uygun uzmanla eşleşin, hemen randevu ayarlayın.